Her ne kadar Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 2028 yılında yapılacağını ifade etse de siyasi kulislerin ve seçmenin zihnindeki tarih çoktan şekillenmiş durumda.
Kasım 2027...
Türkiye’de yaygın bir söz vardır, “ seçim söylentisi diş macunu gibidir, tüpten çıktı mı geri girmez” Bugün yaşanan da tam olarak budur. Seçim takvimi resmi olarak açıklanmamış olsa bile sahada seçim havası var...
Özellikle Erzurum’da uzun süredir ortalarda görünmeyen, ancak gönlünden milletvekilliği geçen birçok ismi bir anda sahalarda görmeye başladık. Elbette milletvekili olmak da belediye başkanı olmak da her vatandaşın en doğal ve demokratik hakkıdır. Ancak mesele sadece istemekle bitmiyor, bu şehir adına sorumluluk alabilecek donanıma, birikime ve vizyona sahip olmak gerekiyor.
Ne yazık ki Erzurum, yıllardır yetişmiş insan gücünü kaybediyor. Kimi göç ediyor, kimi de yaşananlardan bıkıp kendisini geri çekiyor. Böyle olunca da meydan, çoğu zaman yeterli birikime sahip olmayan isimlere kalıyor. Bir miktar maddi gücü olan, birkaç çevre edinmiş herkes kendisini Kaf Dağı’nda görüp “Ben olmayacaksam kim olacak?” anlayışıyla ortaya çıkıyor.
Şehir içinde de şehir dışında da Erzurum üzerinden kendisine siyasi ya da sosyal kariyer inşa etmeye çalışan çok sayıda isim var. Geçmişte genel merkezlerin tercih ettiği adayları milletvekili de seçtik, belediye başkanı da. Ancak artık şu gerçeği kabul etmek zorundayız, Erzurum yol geçen hanı değildir...
Bu şehir, burada yaşayanların da kimliğinde Erzurum yazanların da çok ötesinde bir değere sahiptir. Tarihiyle, kültürüyle, devlet hafızasındaki yeriyle sıradan bir şehir değildir.
Bu nedenle Erzurumluların öncelikle mevcut siyasi kadroların karnesine bakması gerekiyor. Milletvekilleri ne yaptı? Belediye başkanları hangi sorunları çözdü? İl başkanları şehrin hangi meselelerinin takipçisi oldu? Bu kent adına hangi eserler bırakıldı?
Hakkı hakka teslim etmek gerekir.
Bugün üç beş kuruş harcayarak kendi reklamını yaptıranları, sipariş haberlerle gündemde tutulmaya çalışılan isimleri, anketlerde görünmek için şehirde dolaşanları iyi analiz etmek gerekiyor. Bu şehir için elini taşın altına koymamış, bu şehrin derdiyle dertlenmemiş, sadece kapağı meclise atmak hedefi ile görünür olmak için siyaset yapanlara artık prim verilmemeli.
Çünkü bu iş o kadar kolay değil.
Kendi başına bir duruş ortaya koyamayanların, birkaç fotoğraf ve birkaç organizasyonla “Arkamda büyük bir kamuoyu var” algısı oluşturmasına ne Ankara inanır ne de bu millet. Din üzerinden, ekonomi üzerinden, herhangi bir vakıf, dernek ya da sivil toplum kuruluşu üzerinden oluşturulan unvanlar da tek başına kimseye siyaset yolunu açmaz.
Erzurum insan yorgunu bir şehir.
Bugün kabinede temsil ediliyor. İktidar partisinin en üst yönetimlerinde temsil ediliyor. TBMM’nin önemli komisyonlarında temsil ediliyor. Ancak bütün bu güçlü temsile rağmen şehirde beklenen karşılığı göremiyoruz. Çünkü temsil ile sonuç üretmek aynı şey değildir. Güçlü bir siyasi irade ortaya konulamadığında, ortaya çıkan boşluğu da doğal olarak vasıfsızlar dolduruyor.
Önümüzdeki süreç bu nedenle son derece önemli. Sadece milletvekilliği seçimleri değil, sivil toplum kuruluşlarının seçimleri, belediye başkanlığı seçimleri ve şehrin geleceğini şekillendirecek her tercih büyük önem taşıyor.
Erzurum’un önümüzdeki on yılını kurtaracak, bu kentin önünü açacak kadrolara ihtiyacı var. Bu şehri kişisel kariyer basamağı olarak görenlere değil, bu şehrin geleceğini kendi geleceğinin üzerinde tutacak kadar önemseyen insanlara ihtiyacı var.
Bir Erzurumlu olarak açıkça söylüyorum, bu kent zor bir dönemden geçiyor. Ancak bu dipten çıkacak olan da yine Erzurum’un kendi evlatlarıdır. Bu nedenle birkaç gösteriyle, birkaç reklam çalışmasıyla, birkaç süslü sloganla şehrin ruhsatına talip olanlara cevabı siyasi partiler değil, bu şehrin gerçek sahipleri verecektir.
Yani Erzurumlular verecektir.
Bekleyelim, görelim...
Daha kimler arka planda “Bu şehirden bir şey olmaz” derken, ön planda “Kadim şehir Erzurum” söylemiyle karşımıza çıkacak...
Verilip sonra da tutulan bir tane söz gösterin, ben de "Bu şehirden bir şey olur!" diyeyim. Bu şehrin siyasilerinin tek derdi ya koltuklarını korumak ya da bir sonraki seçimde yeniden aday olmak. Bunun için de şehre değil partiye hizmet etmek gerekir.
Erzurum dibin dibinde ve Erzurumun öz evlatları bu durumdan Erzurumu kurtarır diyorsunuz haklı olarak ama Erzurumlu kendi öz evlatları yerine ithallere ve de boş gezen siyasteçilere destek verdikçe bu iş böyle gider.
Sevda Hanım, çok güzel düşündürücü ve uyarıcı yazmışsınız, tebrik ediyorum.... Fakat bir olumsuz durum var; Erzurumlu kendi evladını, Erzurum kültürünü alan, yaşayan, sorunlarını bilen ve bu değerleri/ menüleri içselleştiren kişileri seçe biliyor mu? Merkez atıyor bize onaylamak düşüyor... O kişi ve kişilerde Erzurum'u ve bizi görmüyor...
8 senede sekmen erzurumu mahvetti. Cumhuriyet caddesi Taşmağazalar taş ambar bat pazarı Hanip efendi hepsini yıktı mahvetti. 1 metre asfalt atmadı attığı da 1 ay dayanmadı Allah bu cumanın hürmetine bu zalimden erzurumu kurtarsın. Rus bile böyle zulüm yapmadı.
Evleri yıkıp yerine park, bahçe yapmakla şehir yönetilmez. Sekmen kenar mahallelere gidiyor mu? Oralarda neler oluyor, biliyor mu? Erzurumlunun anası ağlamış. Sekmen ölüye makyaj yapar gibi park, bahçe yapmakla meşgul.
Sait kardeşim tamm tersini düşünüyorum. Sekmen olmasa başkası olsa piknik alanlarını bile bulamazsın,şehrin her köşesi dönüştü, harabelerden kurtarıldı,
Çok haklısınız
Kabinede temsil edilmeyen Erzurum ile temsil edilen Erzurum arasında herhangi bir fark olmadığı gibi temsil edilmese belki birçok sorunumuz olmayacaktı. Geçenlerde Trabzon'a gitmiştim ve birçok kişiyle konuştuk, tabi ki bu konularda gündeme geldi. Erzurum için kabinede birinin olması ile Trabzon için kabinede birinin olması arasında siyah ile beyaz kadar fark var ama bunu kime anlatacaksın. Erzrum'da sesini kes sıranı sav anlayışı ve biat kültürü değiştirilmedikçe bu şehir için herşey böyle gelmiş böyle gier. Üç tane bina yapmakla, üç tane park açmakla şehir şehir olmuyor.
Erzurum'dan siyasete girenler sanırım önceden "Herhangi bir makama gelirsem Erzurum'un ve Erzurumlu'nun yüzüne bakmayacağım" sözü veriyorlar. Şu an Erzurum'a bakın, her şey ortada. Erzurum'un herhangi bir hakkını savunan bir tane siyasetçi, yönetici var mı?
Trabzonda sıradan halktan biri bile Erzurumlu bürokrattan daha etkin olabilir. Bizde iş yok
Mehmet Sekmen başta olmak üzere bütün siyasetçiler ve güya bakanlık makamına erişenler sadece ve sadece lidere hoş görünmek için yarıştılar ve hala aynılar. Şu an vekil olmayanlar bile olur ki bana bir görev verir diye şehrin karşı karşıya olduğu hiçbir soruna el atmıyorlar.
Berhan Hocam o kadar halısın ki ama bizler Erzurum'dan çok siyasetçileri, partiyi, lideri düşünür onlar için çalışırız. Bizim bir hak elde etmemiz hatta bir şeyler talep etmemiz mümkün değil.
Hocam şu yazdıklarınızı her Erzurumlu biliyor ama ya çıkarcılık ya da korku susuyor
Mv adaylarım Ebubelir elmalı Murat şahsuvaroğlu Acun ılıcalı Serdar sevimli Artık teşkilatlar değil halk adaylarını belirleyebilmeli
Evet halk belirlemeli böylece partinin, liderin değil halkın hizmetkarı olur ama sizin yazdığınız gibi de yine ithal birleri olmamalı. Bu şehrin evlatları yok mu partiye, lidere kul köle olmayan, dürüst, çalışkan ve cesur. İlla ki vardır ama biz alışmışız ithallere. Acun Bey İngilizlere verdiği paranın yüzde onunu Erzurumspora verse biz süperligde şampiyonluğa oynardık. Kalkmış Acun Ilıcalı diyorsun Erzurum'a ne faydası olmuş bugüne kadar.
Erzurumu batıran bu zihniyet ithal vekil, ithal belediye başkanı halimiz de ortada. Koca Erzurum'da Erzurum'un hakkını koruyabilecek, Erzurum'a hizmet edecek isim yok mu ki Acun ILıcalı, Ebubekir Elmalı (kim olduğunu bile millet bilmiyor). Acun gitsin milyonları İngiliz takımına yatırsın biz hala okun kuyruğu olmaya çalışalım.
İlla ki dışarıdan olacak değil mi?