Doğu Anadolu’da hayvancılık tabanlı realist bir kalkınma modeli mümkün mü?
Kuzeydoğu Anadolu için önerilen bu model, yalnızca büyükbaş hayvancılığı değil; kırsalda yaşamı, kadınların refahını, göçün tersine çevrilmesini ve bölgesel kalkınmayı hedefleyen bütüncül bir strateji sunuyor.
- Erzurum merkezli bu kalkınma tezi; düşük maliyetli mera hayvancılığı, köylerin üretim üslerine dönüşmesi ve TOKİ'nin kırsala yönelmesi gibi yenilikçi önerilerle, bölgeyi ekonomik olarak ayağa kaldırabilecek bir vizyon ortaya koyuyor.
GENEL TEZ: Bilgi Kırtasiye’nin sahibi, iş adamı Şevket Demir Erzurum, Ardahan, Kars, Iğdır, Muş ve Bingöl gibi kalkınmayı başaramayan ve göçü önleyemeyen şehirlerimiz için, Erzurum özelinde, bir kalkınma tezi (modeli) geliştirmiş. Bu tez, Doğu Anadolu köylerini hayvancılığın, modern üretim üssü haline getirmeyi hedefliyor. Demir’in ürettiği sloganlar kulağa hoş geliyor: Her köy hayvan yetiştirme çiftliği ya da her köy, hayvan üretim fabrikası. O’nun ifadesiyle tezin özü şudur:
“Kuzeydoğu Anadolu’da (özellikle Erzurum ve çevresinde) köyleri modern çiftliklere dönüştürerek, büyükbaş hayvancılığı odağa alan entegre bir kalkınma modeli geliştirilmelidir. Bu sayede hem bölgesel hem de ulusal ekonomik sıçrama sağlanabilir.”
Sn. Demir’in bu tezi, sadece ekonomik boyutları değil, sosyal ve mekânsal dönüşüm unsurlarını da içeren bütüncül bir kalkınma önerisidir.
ANA ARGÜMANLAR VE ÖNERİLERİN SİSTEMATİK ÖZETİ
Temel Alan ve Savunulan Görüş ve Öneriler
1. Coğrafi Avantajlar: Erzurum Türkiye’nin en büyük mera ve çayır alanlarına sahiptir. Tarım açısından verimli değil ama hayvancılık için idealdir.
2. Köy/Çiftlik/Fabrika:Her köy, kolektif yapısıyla bir çiftlik ve hatta bir fabrika gibi görülebilir. Herkesin kendi payına düşen üretim gücü vardır.
3. Girdi Maliyetleri:Mera hayvancılığında yem ve çoban maliyeti yok denecek kadar azdır. Giderlerin %85’i böylece minimize edilir.
4. Et ve Süt Ürünleri Pazarı: Dünya et talebi arzdan fazladır. Türkiye’nin helal et ihracatı için büyük bir potansiyeli vardır.
5. TOKİ ve Köy Evleri:TOKİ gibi yapıların şehirler yerine köylere yapılması, göçü tersine çevirebilir. Köy yaşam standartları şehirle yarışabilir hale gelmeli.
6. Süt Sağım Üniteleri:Ortak sağım merkezleri kurularak kadın emeği hafifletilmeli, süt kalitesi artırılmalı.
7. Köy Gençliği ve Teşvik:Tarım liseleri ve genç çiftçilere %50 hibeli hayvan teşviki verilerek yeni kuşak üretime çekilmeli.
8. Dişi Hayvan Koruması:Sürü devamlılığı için belirli süre dişi hayvan kesimi yasaklanmalı. Irk ıslahı sağlanmalı.
9. Yerel Yönetim Sorumluluğu:Tüm bu dönüşümde asıl uygulayıcı yerel yönetimlerdir. Plan, vizyon ve sahiplenme şarttır.
MANTIKSAL DEĞERLENDİRME:
Tezin güçlü yönler:
1.Sahaya Dayalı Gerçeklik: Öneriler, bölgenin coğrafi ve demografik gerçekliğine dayanıyor. Erzurum ve çevresi, mera hayvancılığı için ülkenin en uygun yerlerinden biri.
2.Makroekonomik Vizyon: Yerelden ulusala uzanan döviz girdisi, istihdam, ihracat gibi etkiler iyi kurgulanmış.
3.Sosyal Gözlemle Uyumlu: Göçün tetikleyicisinin yaşam standardı ve özellikle kadınların talepleri olduğu tespiti oldukça isabetli.
4.İnsan Kaynağını Harekete Geçirme: Gençlerin köye dönüşü için evlilik teşvikinden eğitim desteğine kadar çeşitli öneriler sunulmuş.
Tezin zayıf noktalar /riskler:
1.Finansman ve Bütçe Gerçekliği: TOKİ’nin köylere yönelmesi, sağım üniteleri, ahır dönüşümleri gibi yapısal değişimlerin ciddi maliyetleri var. Merkezi bütçeden bu ölçekte fon ayrılması gerçekçi mi?
2.Kolektif Yapı Sorunu: “Her köy bir fabrika” anlayışı teoride güzel olsa da Türkiye’de kooperatifçilik kültürünün zayıf olduğu gerçeği, uygulamada sorun yaratabilir.
3.İdari Sorumluluklar: Yerel yönetimlerin öncülüğüne vurgu yapılmış; ancak belediyelerin yasal yetkileri, tarım-hayvancılık gibi alanlarda sınırlı.
4.İklim Değişikliği ve Doğal Riskler: Mera hayvancılığı, iklime doğrudan bağlıdır. Kuraklık ve kar yağışlarının azalması gibi faktörler göz ardı edilmiş.
Netice: Şevket Demir’in sunduğu model, yerel kalkınmayı hayvancılık üzerinden gerçekleştirmeyi amaçlayan vizyoner bir kırsal kalkınma projesidir. Bu yaklaşım yalnızca ekonomik değil; sosyal, mekânsal ve kültürel boyutlarıyla da dönüşüm öngörmektedir. Öneriler, Erzurum ve Kuzeydoğu Anadolu için uygulanabilir olmakla birlikte, güçlü bir siyasi sahiplenme, kurumsal eşgüdüm ve uzun vadeli planlama gerektirir. Bu modelin başarıya ulaşabilmesi için:
•Pilot köyler belirlenerek uygulama başlamalı,
•Kooperatifçilik kültürü güçlendirilmeli,
•Finansman modelleri (hibe, özel sektör ortaklığı) geliştirilmelidir.
Bu öneri, Türkiye’nin et ithalatını azaltmak, kırsalda istihdamı artırmak ve yerel ekonomileri canlandırmak için stratejik bir kalkınma yolu olabilir.
TEBRİK: Sn. Şevket Demir, uzun iş hayatı boyunca Erzurum’daki değişime (şehir ekonomisinin kötü gidişine) şahit olmuş, Erzurum Ticaret Sanayi Odası, MÜSİAD Erzurum Şubesi gibi kuruluşlarda idari görevler de üstlenmiş, tecrübeli, değerli bir insan. Demir, bu tezle ilgili dosyaları basına dağıtmadan önce Erzurum Milletvekillerine de takdim etmiş. Demir, bu çalışmasıyla ‘Erzurum’a sahip çıkıyor; ayağı yere basan, kırsal da başlayıp, etki alanı şehre kadar yayılacak olan hayvan üretimi sistemini heyecanla savunuyor, Erzurum’a sahip çıkıyor. Değerli vekillerimizden ziyade, aynı zamanda, gözü kara bir müteşebbis olan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, belediyede oluşturulan tarım ve hayvancılığa yönelik daire başkanları da varken, bu teze sahip çıkmalıdır. ‘Merkezi Erzurum’a yaptığı hizmetlerle nasıl bir başarı öyküsü yazdıysa ‘Kırsal Erzurum’u da Demir’in bu projesiyle, kısa sürede, tam manasıyla ayağa kaldıracak ve potansiyelini bir ‘realist kalkınma modeline’’ dönüştüre bilecektir.
çok güzel bir yazı tebrikler
Yapılabilir ancak köylerde insan kalmadı çetin kış şartları köylerde kalmayı artık gençler istemiyor Köyde yaşayanlara doğalgaz gitmediği müddetçe bu hayal olur köyde yaşamış biri olarak kışın arabaların dahi gitmediği yerde artık insanlar durmuyor her köye sağlık evi, herköye veteriner her köye ziraat mühendisi herköye öğretmen muhtarlıklar kalkmalı imamlar ilahiyet mezunu yüksek lisans yapmış olmalı bunlar olmaz ise köye dönüş imkansız
Şahsım hem köyde hayvancılık ve tarımla uğraşmış, Tarım Bakanlığı da görev yapmış, çeşitli liselerde öğretmen idarecilik yapmış, Tarım ve Hayvancılık Lisesinin kuru müdürlüğünü yapmış, hepsinden önemli memleketim için düşünen, projeler çalışan bir Erzurumlu olarak, bu doğru yapılabilir, katmadeğer her alanda yansıması olabilecek tezlerine şehrimizin değerli şahsiyeti Kıymetli Şevket Demir beye aynen katılıyorum. İmzamı atıyorum. Zira Erzurum Tarıma dayalı Hayvancılıkla kalkınacaktır. Ancak Devletimiz özellikle Yerel yönetimlerimiz marifetiyle olabilir. Çünkü Erzurum bu anlamda bu tip projelere muhtaç. Şevket beye teşekkür ederim. Pusula gazetemize de teşekkür eder, bu ve bunun gibi projeleri gündemde tutmanızı hassaten rica ederim. Ha bu arada Vekillerimiz ve yerel yöneticilerimiz hoş sada bırakacaklarsa bu ve bunun gibi istihdam alanlarını eser hanelerine yazdırabilirler. Saygıyla...
Hızlı trenden tramvay dan daha mantıklı. Her ilin sanayisi kendi şartlarına göre gelişmeli. Her ilde şartlar aynı değil. Erzurum hayvancılığa yönelik gelişmeli çok doğru. Yanlız meralar yapılaşmaya açılıyor. Erzurum’un en değerli ovası bim ve kargo şirketleri deposu oluyor. Yazık günahtır hiç mi bir yetkili bunları görmüyor
Ben 49yasinda kadınm küçük bir isletmem var işimi büyütüp çiflikk hâline getirmek istiyorum ama ne yapacağımı bilmiyorum çok hevesli hayvancılıktan anlıyorum ama destek bekliyor um bana yardımcı olursanız memnun olurum