Ne kar...
Ne yağmur...
Ne de çevrelerindeki duyarsızlık...
Onları yollarından döndüremiyor.
Bugün birçok mesele birkaç gün konuşulup unutulurken, bazı insanlar var ki inandıkları davanın peşinden sessiz ama kararlı adımlarla yürümeye devam ediyor. En küçük bir yılgınlık göstermeden, en ufak bir taviz vermeden...
Tıpkı ateşe su taşıyan karınca misali.
Erzurum'da bir grup hekim ve sağlık çalışanı, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını tam 135 haftadır protesto ediyor. Her hafta aynı saatte, aynı kararlılıkla, katılımın az ya da çok olmasına aldırış etmeden Yakutiye Medresesi önünde bir araya geliyorlar.

Onlar için önemli olan kalabalıklar değil, vicdanın sesini diri tutabilmek.
Gündem değişiyor, manşetler değişiyor, insanların ilgisi başka yönlere kayıyor. Fakat Gazze'de yaşanan acılar sona ermediği sürece onların da sesi susmuyor. Haftalar aylara, aylar yıllara dönüşse de aynı noktada durmaya devam ediyorlar.
Belki ulusal basında yeterince yer bulamıyorlar.
Belki yaptıkları çağrılar geniş kitlelere ulaşmıyor.
Ama onlar bunun hesabını yapmıyor.
Hakikatin yanında durmanın değeri, ne kadar görünür olduğunuzla değil, ne kadar samimi ve istikrarlı olduğunuzla ölçülür.Yakutiye Medresesi'nin önünde yükselen o ses, aslında yalnızca Gazze için değil, insanlığın vicdanını diri tutabilmek için yükseliyor.
Bu yüzden sayıları kaç olursa olsun, verdikleri mesajın kıymeti eksilmiyor. Bazı mücadeleler sonuç almak kadar, doğru yerde durabilmekle de ilgilidir. Erzurum'daki bu sessiz ama kararlı direniş, bunun en güzel örneklerinden biri olmaya devam ediyor.