İnsan akıl, irade, düşünme ve sorgulayabilme yeteneğiyle yaratılmıştır. Fakat bazıları, Allah’ın bahşettiği ve kullanılmasını emrettiği, emanetlerini kullanmak yerine başkasına devreder, başkasının ağzıyla konuşur, başkasının aklıyla düşünür hatta başkasının öfkesini, sevgisini, kinini taşır. Bu bir insan için alçaltıcı, kişiliksiz, onursuz, zavallı bir teslimiyet halidir.
Düşünmek, fikir üretmek, sorgulamak, kendi iradesiyle karar vermek zahmetlidir. Hâlbuki tekrar etmek, slogan atmak, hazır, düşünülmüş fikirleri paylaşmak, hele güce yanaşmışsa, kolaydır, konforludur, kazançlıdır.
Allah’ın kullanması için verdiği aklı kullanma cesaretini göstermeyen insanlar esaret altındadır. Çünkü başkasının aklına, başkasının rehberliğine ihtiyaç duyarak iradesini devretmesi, insan için, en büyük esarettir. Günümüzde bu rehberlik ve esaret altına alma; ideoloji, hoca, şeyh, parti, lider, kanaat önderi kılığında karşımıza çıkar.
Başkasının ağzıyla konuşan söylediklerini kendisinin düşündüğünü sanacak kadar başkasının aklına teslim olmuştur. Oysaki kelimelerin kullanılış biçimi, kullandığı vurgular, öfkenin, düşmanlığın yönü ve hatta gözlerindeki nefret bile bir başkasına aittir. Bu insanlar farklı yerlerde, farklı şehirlerde yaşasalar, farklı kültürlere, farklı eğitim seviyelerine sahip olsalar bile aynı şeyi söylerler, aynı şeye inanırlar, aynı şekilde davranırlar.
Bu insanlar, özgürlük, akıl etmek, sorgulamak, eleştirmek sorumluluk getirdiği ve riskli olduğu için, bütün bu değerlerden kaçarlar. Çünkü bir grubun, bir kişinin düşüncesine sığınmak, kalabalığın içinde kaybolmak güvenlidir. Kalabalıkla hata yapmak tek başına doğru olmaktan daha kolaydır.
Bu yüzden bu insanlar düşünce üretmez, başkalarının düşüncelerini taşır. Tepkileri, öfkeleri, sevinçleri şuursuzdur, ezberdir, kendisine ait değildir. Bu kişiler papağan gibidir. Kelimeleri başkasına aittir, doğru, yanlış ayırt etmeden ne söylediğini bilmeden duyduklarını şuursuzca tekrarlarlar.
Eleştirel akıl insanı sürüden ayıran özelliğidir ve bu yalnızca karşı tarafı değil, kendi tarafını da sorgulayabilmek ve eleştirebilmekle olur. Başkasının aklıyla düşünen kişi için kendi tarafını sorgulamak, eleştirmek mümkün değildir. Çünkü onun bağlılığı hakikate değil, iradesini devrettiği bağnaz bir aidiyete yöneliktir.
Aidiyet duygusu, düşüncenin ve aklın önüne geçtiğinde insan hakikati, hakkı değil, grubunu veya bağlandığı kişiyi savunur ve hüküm verirken hakka, hakikate değil ait olduğu çevrenin tepkisine, beklentisine ve çıkarlarına bakar.
Hal böyle olunca da hak, hakikat, adalet doğru, yanlış ölçü olmaktan çıkar “bizden mi, değil mi?” ölçüsü belirleyici olur. Burada ahlâk ve inanç bile tarafgirlik rozeti taşır.
Başkasının aklını kullanmak insana bir süre rahatlık, konfor sağlayabilir fakat insanı silikleştirir, kişiliğini, kimliğini ve inancını yok eder. İnsan için en büyük devrim başkalarının adına şuursuzca ve yüksek sesle konuşmak değil cesaretle ve kendi sesiyle konuşabilmektir.
Son söz olarak; hayatınızda size yol açan, yol gösteren, ışık tutan rehberler olabilir fakat rehberlik sokakları aydınlatan sokak lambaları gibidir, yolu aydınlatır. Yürümek, doğru yolu bulmak ise sana aittir. Sen bu aydınlığa körü körüne bağlanır ve ona doğru yürürsen direğe toslarsın, esir olur, kullanılırsın.
Baştan sona okudum iki defa irade devri konu hakkında baştan sona çok değerli ve anlamlı yazılmış yazmışsınız hocam elimize emeğinize kaleminize sağlık.bu gün sizi gördüm hocam bütün ağrılarım geçti sizi çok özlemiştim iyuki varsınız ellerimizden öpüyorum hocam.
Beynini kiraya veren insan, önce şüpheyi ve sorgulamayı kaybeder. Ardından da merakı ve eleştiriyi ve sonra da şahsiyetini kaybeder. Çünkü kiralanmış bir zihin hakikati aramaz, sahibini mutlu edecek, onun hoşuna gidecek cümleyi arar. Şahsiyetini kaybeden beyinler ve kişiliksizler için de artık kendi cehaletinde olmayan her insana hakaret edebilme hakkını kendilerinde bulurlar. Üstelik dedikodu, gıybet, iftira sarmalına girmiş bu kişiler bir de Allah, Kitap, Namaz, Oruç derler. Sayın Berhan Hocam size insanları uyandırma ve doğru yola davet etme çabalarınız için teşekkür ediyorum.
Bu yazıya yapılan yorumlara bakınca Allah'ın kullan diyerek verdiği aklı başkalarına kullandıranların, yazıya ve yazıya olumlu görüş yazan yorumculara yaptıkları hakaretler şahsiyetsizliğin geldiği noktayı ortaya koyması bakımından ibretlik bir durumdur. İnsan Kur'an okur, Peygamber Efendimizin hayatını okur sonra da biat ile hürmeti, kula kul olmakla Allah'a kul olmak arasındaki farkı öğrenir ve sonra böylesi kıymetli ve önemli bir yazıya yorum yapar.
Kiralanmış zihinler kendilerini “dava adamı” zanneder. Oysa dava, hakikatle yürür; kör sadakatle değil. Hakikati değil de lidere, hocaya, şeyhe sadakati esas alan her sistem, insanı kul değil, araç yapar. Yazınızda belirttiğiniz her bir husus değerlidir. Teşekkürler sayın hocam.
Allah için birilerini sevmeyi,aklı idrak etmeyen yazılan yazıya göre düşünme kapasitesi olan,at gözlüğü takanlar,yük taşıyan kendileri oldukları halde semeri başkasına vurmaya çalışanlar Allah için hürmet etmeyi biat olarak anlayacak kadar IQ düşüklüğü insanlara nato kadar nato mermer de geç,yapılan yorumların beğenme sayısının birbirine denk gelmesinden nasıl bir hakikat sorgulayan kitle oldukları belli oluyor,çünkü akıllarını kiraya vermiş yazı ne olursa olsun padişahım çok yaşa düşüncesinde olanlar,hakikati sorgulayan,eleştiri,nasıl bir ahlak içinde oldukları anlaşılıyor.
Bir toplumda irade devri yaygınlaştığında önce hakikat ölür. Çünkü hakikat, sorgulama ister, anlama ister, eleştiri ister, ahlâk ister, dürüstlük ister. Bütün bunlar da risklidir, zordur, adamı sıkıntıya sokar. Korkaklar da risk almak yerine biat etmeyi seçer ve iradesini başkasına devreder. Bir lider konuşur, bir slogan atılır milyonlar düşünmeden kabul ve tekrar eder. Böylece birey yavaş yavaş silinir; geriye aklı başında olmayan, okumayan, sorgulamayan söylenen herşeyi kabullenen ve papağan gibi tekrar eden bir koro kalır.
Sayın Hocam; Unutmayalım ki iradesini başkalarına devredenler iradesini devrettiği gücü, kişiyi kutsamaya başlarlar. Bu yüzden iradelerini devredenler, devrettikleri gücü eleştirenlere öfkelenirler, nefret ederler. Çünkü eleştiri bu kişilere kendi teslimiyetlerini, kendi korkaklıklarını, kendi zincirlerini, kendi aşağılıklarını hatırlatır. Bu sebeplerle her zaman olduğu gibi insanları uyandırmaya ve dooğruları göstermeye çalıştığınız bu harika yazınıza türlü bahanelerle karşı çıkanları veya yazıyı başka tarafa çekebimek için yırtınanlara acımak gerek.
Said nursi hz. namazda okunan surelerin anlamını bilmeden okumak geçerlidir, ancak anlamını bilerek okumak kalbi huzura kavuşturur ve manevi feyzi artırır. Kur'an-ı Kerim, lafzı (Arapçası) ve manasıyla Allah'ın kelamı olduğundan, ibadetler asıl metinle yapılmalı; anlamı bilinmese bile okunan lafızlar zikir ve tesbih değeri taşır. Lafzın Kıymeti: Said Nursi, Kur'an'ın Arapça lafzının başlı başına bir zikir olduğunu ve anlaşılmasa bile insana manevi bir huzur verdiğini vurgular. Anlamanın Önemi: Kur'an'ın manasını bilerek namaz kılmak, Allah'a tazim ve tefekkürü artırır, namazın ruhuna daha uygundur. Feyz ve Sevap: Anlamını bilmeden okumak sevaptan mahrum bırakmaz, ancak anlamını bilmek namazın manevi lezzetini (feyzini) artırır. Herşeyi ben bilirim diyenler iyi okusun.
Hafız abi ülkenin nüfusu 80 milyon ama içinde kaç kişi namaz kılarken sureleri bırakın Fatiha’nın anlamını biliyor. Bilmesi gerekiyor mu bilmeden okursa namaz olmuyor mu. Bunları yazarsanız aydınlatmış olursunuz Müslümanları ve bu şekil insanları rencide etmekten daha iyi
Kardeş o yürüyen kuran saygım sonsuz ama her şeyi ben bilirim ayağını girersen hak ettiğini muameleyi görürsün,benim yazdıklarım açık aynı şeyi sana da söylüyorum,ben Allah için namaz kılıyorum sizlerin için değil,hafız olmuşsun ama iftira atmaktan da geri kalmamışsın,ben bilmiyorum diye namazımı bırakayım imasında bulundum,sen müslüman olarak beni uyarmışsın sağol gardaş,ülkede sadece sen mi müslümansın,anlamını bilmeden namaz kılıyorum diye Google yaz bak bakalım ehli sünnet yolunda giden hocaları dinle bak ne diyor,öyle hafız oldum diye her şeyi bilirim yok müslüman olarak uyardım ben bu ülkede hafız olup namaz kılmayan hafızlarda gördüm benim ibadetim Allah için,ha Allah'ın ayetlerini yazıyorum demişsin o ayetin kelime anlamı, ben tefsir okuyorum,sen meal oku aradaki fark anlaşılıyor zaten hafız efendi.
Namaz olur olmaz o Yüce Allah'ın takdiri. Ama Yüce Allah Kuran'ı okuyun, anlayın, hayatınıza uygulayın diye emrediyor. Namazınızı okuyup, anladığınız ayetlerle huşu içinde kılın diyor. Ben kimseyi rencide etmiyorum Allah'ın ayetlerini yazıyorum ve ayetler hiçbir Müslümanı rahatsız etmez.
Okumayan, sorgulamayan, eleştirmeyen, namazını anlamını bilmediği sureleri okuyarak kılan bir toplumdan çok şey istiyorsun hocam.
“Kitaptan sana vahyedileni anlamak, üzerine düşünmek ve hayatına taşımak için oku, namazını dosdoğru, huşu içinde kıl. Çünkü namaz hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir.” (Ankebût Suresi, 29/45) Allah namazı bu şekilde istiyor ben okuduğum surenin anlamını bilmeden okuyorum diye yazan kişi Allah'a ve Allah’ın ayetine karşı geldiğini bilmiyor mu? Aslında bunu yazmazdım ama Allah'ın emirlerine karşı gelinmiş olduğu halde susmak Müslüman olana yakışmazdı.
kubilay bey sen benim ne kastettiğimi iyi anladın boşuna laf çevirme,Okunan surelerin anlamı öğrenmek, namazın ruhunu anlamak için önemlidir,namazın manevi derinliğinden daha fazla istifade edebilmek için surelerin kelime anlamları elbet önemlidir,ama yazılan köşe yazısı ile bu yorumun ne alakası var, size ne elin müslümanının kıldığı namazdan Allah'la onun arasında olan şey,ben namazda okuduğum surelerin anlamını bilmiyorum sana mı soracaklar bunun hesabını,kuran anlamını bilmesende okunsa zikirdir,elbet öğrenmemiz lazım kuranın mealinden değil ama tefsirinden,daha öncede yazdım yine yazıyorum yapılan yorumlara bakarak maşallah çoğunuz cenneti kazanmışsınız,diğer insanların derdi sizi almış sen ve senin gibi düşünenler önce kendini düzletsin sonra insanları yazdırgasın,kılınan namazı biz ALLAH için kılıyoruz o ister kabul eder ister etmez,yine söylüyorum kabul edici sen değilsin.
Ülkücü bey benim yorumunda asla ve asla ve haşa sümme haşa ibadetlerin kabulu ile ilgili veya oraya çekilecek tek bir harf yok. Allah'a sığınırım. Ama sen Allah'a şirk koşmuş gibisin. Tövbe et ve ağla. Yazık sana.
Kabul etmedin mi kılınan namazları.
Berhan hocam 1 koli gıda yardımına seçimde oyunu satan, cennetten tapuya karşılık oyunu satan, yanmaz kefene para veren sınavda doğru işaretleyen kalemi alan. fal bakan kişilere sen doğrusunu söylüyorsun iradenize sahip olun diyorsun. kaleminize sağlık. Ama bu irade gaspı nereden çıkıyor aşırıya kaçan tarikatlerden çıkıyor. şeyh saitler fetö dervilş vahdeti gibi hepsinin kökü bu millete dayanmıyor. O halde tedbiri devlet alsın. Atatürk nasıl ki medreseleri yasaklamışsa zararlı cemiyetlere vakıflara para aktarmasın. merhametten maraz doğar. sonrada insanlara iradenizi teslim etmeyin demek zorunda kalmayız.
Aklımız bulandı bu nasıl yazı Hoca alim ise rehber olur tabi ve onunla yol yürünür. 1400 senedir böyle gelmiş şimdi bunlara uymayalım mı. Her farz namazında bile uydum imama diye niyet ediyoruz. etmeyelim mi. En azından ben böyle yapıyorum. Evime yakın camideki imam hocama danışıp her seyi sorup yapıyorum çok şükür şimdiye kadar zararını görmedim. danışan dağ aşar danışmayan düz yolda şaşar. bunlar hep atasözü. Tabi isteyen yapar istemeyen yapmaz. Ama yazarın amacı başka ise bilemiyorum. acaba koşulsuz lidere itaatimi eleştirmek istedi. Öyle ise açıkça yazsın insanları bunaltmasın.
İnsanın iradesini devretmesinin en büyük esaret olduğunu güçlü ve net bir dille ifade etmişsiniz. Düşünmeye ve bireysel sorumluluğa çağıran çok değerli bir yazı olmuş. Kaleminize yüreğinize sağlık hocam.
Yazınızı baştan sona bir solukta okudum, sonra bir daha, bir daha okudum. İRADE DEVRİ konusunda anlattıklarınızdan dolayı size teşekkür ediyorum.
ülkedeki hırsıza yobaza namussuza laf yok, terörsitlere laf yok yolsuzluğa laf yok arsıza ugusuza laf yok varsa yoksa irede gaspı hiç bir sorunumuz yok hersy tamam irade gaspımız mı eksik. Kimse iredesini sokakta bulmamış ki kötü birisine bilerek teslim etsin. kim bile bile yaş tahtaya basar. parasızlık neredeyse küfre düşmek gibi olmuş bu hadistir. Sebep ekonomiktir. parası olamyan değil iradesini namusunu bile teslim eder. Bu kadar insan bile bile mi kötü yola düşüyor Ya okuyorum okuyorum bir tane gerçek leri yazan yok. Kardeşim gerçek bu. kimse 1 günde kötü olmaz. iradesini kimseye bağlamaz.
Yukarıdaki yazı ile aynı şeyleri yazmışsın ve sen de İRADE DEVRİ var diyorsun tek farkın açlık, yolsuzluk, yoksulluk, adaletsizlik bunun sebebidir diyorsun. Anlayamadığım bu öfke niye
Hocam bütün sorun Yüce Allah'ın bizden ne istediğini bilmemek. Müslüman Kuran'ı bilmeyince hal böyle olur. Kuran'da defalarca geçen konuların anlatıldığı bu değerli yazı için sayın yazara teşekkürler.
“Onun dışındaki başka otoriteleri dostlar edinmeyin!” Yani ona inanmakla beraber onun dışındaki lider, şeyh, mürşid, hoca, alim, cemaat, mezhep, tarikat gibi kişi ya da oluşumlar sizi Kur’an’dan kopararak başka mecralara çekmesin! Onlarla beraber olmak ya da onlara uymak konusunda evvela, onların hayatlarının Kur’an’la ve dolaysıyla Hz. Muhammed’in hayatıyla örtüşüp örtüşmediğine bakın. Örtüşmüyorsa sorgulayın, olmuyorsa derhal uzaklaşın! Unutmayın ki; inananların yol gösterici kaynağı Kur’an’dır, onun birinci muhatabı ve uygulayıcısı da Hz. Peygamberdir. Hz. Peygamberi öncü ve rehber kabul etmek, Kur’an’ın kılavuzluğunu kabul etmekle olur. Zira Kur’an, bütün öğretileriyle ve evrensel ahlaki değerleriyle yaşayan bir peygamberdir, canlı bir mü’mindir. ARAF SURESİ
Ey insanlar! Rabb’iniz tarafından size gönderilen bu prensiplere uyun; O’ndan başka hiçbir güce boyun eğmeyin! Kur’an’ın hükümlerini terk edip kendi otoritelerine boyun eğmenizi isteyen birtakım kurtarıcıların, koruyucuların, velilerin peşine takılmayın! Kulağınıza küpe olması gereken bu öğütleri ne kadar da az düşünüyorsunuz! Ey insanlar! Rabbinizden size indirilen Kitap'a uyun! O'nun dışında bir takım başka otoriteleri yakın görüp, dost edinip onlara uymayın! Bunca uyarıya rağmen ne kadar da az öğüt alıyorsunuz! ARAF SURESİ
Hiç kimse iradesini kaybetmemiş hepiniz sütten çıkmış ak kaşık misali saydırın. Berhan bey böyle dedi diye her hocayı her din adamını kötü belleyin. Vebal altında bırakın oldu canım. Size ne ben ahanda veli hocayı takip ediyorum ben misal abdulgafur hocayı unutmuyorum size bunları seviyorum veya cami hocamı takip ediyorum ben yoldan mı çıktım bunlar seytanmı. Ayıp ya. Yok iradesini unutmuş yol duvara toslarmış elinin körü. Ne hoşunuza gidiyor. Çok masum Müslümansınız elinizden dilinizden herkes emin mi. Klavye müslümanları. Atatürk ün cumhuriyetinde camiye de gidiyorum takım da tutuyorum. Danıştığım hocam da var. Sevdiğim hocalarımda var çok şükür irademi ipotek ettirmedim. 4 gündür bu yobazlıklarınızı okuyorum. Birisi hocayı kötüledi diye siz taşlıyorsunuz. Herkesin dini herkese lütfen artık bir birlik olun kardeş olun ayrımcılık yapmayın. Bana cevap yazana hakkımı haram ederim.
Bu kadar öfke kalbe zarar ve Müslüman olana yakışmaz. Üstelik önüne gelene hakaret etmişsin. Bu senin haksızlığının en büyük delili. Cevap verene Hakkımı helal etmem demişsin ya bu hakaret ettiğin yorumcular sana hakkını helal edecek mi?
Rabbim iradesini kayıp edenlerden eylemesin Hocam Ramazan şerifiniz mübarek olsun Rabbin ağzınıza yüreğinize sağlık versin.
İradelerini devretmiş olanların sizi anlamaları ve bu yazıyı okuyup hatalarını görmeleri çok zor ama İnşallah onların da yolunu aydınlatan bir yazı olur bu yazınız. Hakikaten çok üst seviyede ve çok iç açıcı bir yazı yüreğinize sağlık hocam.
Evet aklını putlara teslim etmiş,körü körüne tapınaklara gittikleri din düşmanı sarhoşları tanımadan direğe toslamayı bırak uçurumdan aşağı gittiklerini göremeyen,aklını kiraya vermiş zavallı insanlara güzel bir yazı.Hocam uyanmazlar doğru söylüyorsunuz,bugün müslümanım diyerek övündüğü dini bu topraklardan silip atmaya çalışanların peşinden taparcasına gidenlere anlatamazsınız,ülkede namaz kılma oranının düşüklüğünü köşe yazısı yapıp,bir sonraki yazıda ülkede kuran okumayı yasaklayan,camileri ahıra çevirenleri övenlere anlatamazsın,islamın bu zamana kadar gelmesinde vesile olanlara sevgi,saygı duymayı,onlara tapmak olarak anlayan elinin tersini düzünü bilmeyenlere anlatamazsınız,köşe yazısında sırf ünvanım var ben sıradan bir insan değilim diyerek prof bilmem kim diyerek yorum yapan enaniyetlilere anlatamazsınız,Hocam yazı için teşekkürler.
Hani derler ya sen ne söylersen söyle karşındaki kişi nerede kadar anlarsa söylediğin o kadardır. Çok değerli ve bütün insanlığa hitap eden bir yazı elinize sağlık ve özellikle son paragraf bütün lidercileri, hocacıları, seyhcileri uyanmaya davet etmesi acısından çok değerli.
Yorumlar müthiş, zevkle okuyorum.
Yazınız tam bir ders niteliğinde
İrade Devri konusunda baştan sona, çok sarih bir şekilde kula kul olmayın konusunu işleyen, anlatan ve birazcık düşününebilen her insanın anlayabileceği harika ve bu konuda Cuma Hutbesi olarak camilerde okunması gereken bir yazı. Yorumlara bakınca bazı arkadaşların yazı oraya buraya çekme çabası bir Müslümana yakışmıyor. Hayırlı Ramazanlar dilerim.
Çok tesekkür ederim Berhan hocam aydınlanmış yolda yürüyeceğiz ama yolumuzu aydınlatana körü körünü itaat etmeyeceğiz. Yoksa ona çarpıp toslarız diyorsunuz. Ama bu noktada diğer kişi diyor ki: Benim yolumu aydınlatan kurandır peygamberdir bunlara itaat ederim çünkü farz bu yorumcuda el hak yerden göye haklı. O halde şunu dememiz lazım. Peygamberimiz sav ve Kuran dışında, tuttuğunuz takip ettiğiniz lideriniz partiniz hocanız şeyhiniz vb vb neyse size aydınlık yol vaat ediyorsa ve o yolda yürüyorsanız körü körüne ona itaat etmeyiniz yoksa direğe çarpıp toslarsınız. Bunda yerden göye haklısınız. Bende diğer yorumcularda aynısını diyor. Aslında herkes aynısını diyor ama tüm ihtimalleri göz önüne alıp diyor bu da haklı bence. Bence tüm takipçileriniz haklı. Beliki o yorumcu sadece lider hoca şeyh vb vb herseyde sadece peygamberi esas alıyor ve yolu o aydınlık yol ne bilebiliriz. Buda küçük de olsa ihtimal değil mi.
Mehmet Selim Yavuz bey rica etmiş kırmamak için açıklayayım. Son paragraf diyor ki; Hayatınızda yolunuzu aydınlatan rehberleriniz olabilir, siz onların aydınlattığı yolda yürüyün. Körü körüne o aydınlığa doğru yürürseniz o aydınlığa sokak lambasının direğine toslar gibi toslarsınız. Özetle doğru yolu bul yürü, sana ışık veriyor diye direğin gidip gidip direğe çarpma. Ayrıca günümüz sıkıntılarından birini gayet güncel ifadelerle ve insanların iradelerini gasp edenleri anlatırken Peygamber Efendimiz HZ. MUHAMMED MUSTAFA ile bu güruhu bir tutanlara da söylenecek lafım yok çünkü onlarla ayrı dünyalardayız. Böyle bir karşılaştırma, haşa, insan Allah'tan korkar.
ne yazıymış bende okudum ve internette araştırdım hipotez (özellikle evrensel/genel bir iddia) tek bir örnekle çürütülebilirmiş. 1 tane karşı örnek hipotezi çürütürmüş. Örnek: Hipotez: Tüm kuğular beyazdır. 1 tane siyah kuğu bulunursa hipotez bitiyormuş. Bu durumda konuya bakarsak matematikçi olan yorumcu haklı. hafızlıkla olmuyor bu işler. Üstelik recep hocam isminiz de yarım. ne demişler yarım hoca dinden edermiş. Biz yine peygamberimizi kuranı takip edelim. Her hocayı her şeyhi takip etmeyelim.(iyiler müstesna) Yoksa o zaman zararda oluruz. O iyileri nasıl anlarız. her kim ki tüm işleri ehli sünnet e uygunda o iyidir. ama bir noktada bakın 1 noktada dahi sünnete aykırı ise onu takip etmeyelim. Ramazanda kimsenin kalbini kırmayalım. Berhan hocaya da rica edelim konuyu tam açıklasın çünkü bazı arkadaşlarımız anlamayabiliyor. yanlışı düzeltmek de iyidir.
Harika sadece düşünceler davranışlar değil İradesi bugünlerde demoda
Recep efendi ben hipotez diyorum bunun ne olduğunu bilseydin anladın tabi duruma hak veriyorum. Mesele şeyh parti tarikat hoca hafız meselesi değil mesela matematikte hipotez meselesidir. Hipotezi 1 noktadan bile çürütürsen mesele bitmiştir. Tekrar yazıyorum peygamberim Sav önder alıp yürüyorum yanlış yapmam imkansız toslamam imkansız. Sana da tavsiye ederim kardeşim. En azından hafız olduğunu söylüyorsun çünkü. Biraz da mantık matematik bilsen zaten anlarsın.
Benimle aynı şeyi söyleyip bana bu kadar suizan yapmanız benim HAFIZ olmamdan mı kaynaklanıyor. Ayrıca HAFIZ olmak fenni bilimlere hakim olmamak anlamına mı geliyor. Bu kadar suizan imana zarar verir kardeşim.
Aydınlığa koşarken duvara çarpmak mı yoksa çarpmamak mı daha büyük trajedi, yoksa çarpıp yine de yürümek mi. İşte bütün mesele bu. İnsanız mutlaka düşeriz düşmedik diyen olamaz. Herkese iyi ramazanlar rehberimiz kuran kılavuzumuz peygamber olsun. Amin.
Kuran'ı Kerimde sık sorulan Hiç akletmez misiniz?" Sorusunun güncel anlamda tefsiri olmuş. Allah razı olsun versin Allah bizleri kast ettiğiniz kişilerden korusun.
Berhan hocam yazı iyi ama son paragrafta rehberlerin hepsini aynı kefeye koymuşsunuz. Son peygamber fener gibidir aydınlatıyor ben buna sıkıya bağlanırsam duvara mı toslarım. Keşke hepimiz bu fenere baglansak da gerekiyorsa duvara toslasak. Hipotez 1 noktada bile çürüyorsa bitmiştir. Bu gerçek gün gibi açıkken yazıya tarafgirlik yapanlara da ne diyelim. Lütfen böyle düşünüp son paragrafı tekrar okuyunuz.
Yazıyı okuyan her Müslüman olsun olmasın her aklı başında insan bu yazının güncel sorunları dile getirdiğini ve günümüz problemlerine değinmek için yazıldığını anlar. Murat Bey Siz Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa ile günümüzde adına lider, şeyh, hoca denilen ve ardına düşülen kişileri aynı kefeye koyarak kalbinizi burada açmış olabilirsiniz ama bakın ramazan günü bu büyük hatayı yapmak bir Müslümana yakışmaz.
Yazıklar olsun ki Siz hocanın kast ettiği kişiler ile Peygamber Efendimizi biri tutmuşsunuz. Bence hemen tövbe edin. Ve burada bu tövbenizi yazın çünkü bu yorumu okuyanlar sizin bu günahınıza şahit oldu. Hocanın yazdığı açıktır. Tövbe edin.
Ramanı şerifiniz mübarek olsun. Rabbim elinize emeğine sağlık versin.
İrade devrini çok açık, anlaşılır bir şekilde sosyolojik, dini, kültürel açıdan ele alan bu güzel yazı için Berhan Hocama çok teşekkür ediyorum. Yazının bence en can alıcı, olayı müthiş derecede açıklayan son paragrafını karanlığa alışmış bazı arkadaşların farklı tarafa çekme gayretleri kendileriyle çeliştikleri için komik olmuş. Daha kendi adını, muhatabının adını doğru yazamayanlar kalkmış 40 yıllık köşe yazarını eleştiriyor. İşte Türkiye gerçeği bu cehlin kibridir.
Kaleminize yüreginize sağlık değerli hocam Allah senden razı olsun hayırlı ramazanlar diliyorum
Yine mükemmel bir yazı ve harika bir üslup...paylaşabilirmiyim ?
Berhan Hocam, kaleminize sağlık. Tespit ettiğiniz bu "irade devri", maalesef toplumun tüm hücrelerine sızmış bir kanser gibi. Siyasette sorgulamayan kitleler, iş dünyasında risk almayan memur zihniyetli yöneticiler ve sivil toplumda sadece onaylayan kalabalıklar yarattık. İradesini devreden insan, artık fail (özne) değil, sadece bir enstrümandır. Sizin de dediğiniz gibi; lamba yolu aydınlatır ama o yolda sendelemeden, kendi dengesiyle yürümek kişinin kendi onurudur. Bu onuru konfora feda etmeyenlerin çoğalması dileğiyle...
Teslimiyeti insana yapma iradesi olsa gerek. Eğer ki; teslimiyetimizi Hakka, yanlız ve yanlız Allah'a olsaydık, sanırım bu gün esaret ve irade hipotek altında olmazdı. Bu mana ve anlamlı ve dahi ders verici yazınız günümüzün insan omurgasının yansıması genel anlamda. Kalemine yüreğine sağlık kıymetli hocam.
Her geçen gün daha da çok kararırken, yaşanmışlıkları düzen olarak görüp adet olarak tekraren devam ettiren bir toplumda düşünceleri ile perde olmak isteği sizi siz yapar. Aykırı olmak değil, görmek ve ses çıkarmak eyleminde bulunmanızı taktir ediyorum. Kıymetli hocam ağzınıza sağlık, Saygılarımla.
Beyhan abi bende son anda farkettim , ifade mantık olarak sorunlu. Çünkü “aydınlığa koşmak” olumlu bir metafor; ama “körü körüne” ifadesi bilinçsizce, düşünmeden anlamı taşır. Bu ikisi bir araya gelince cümle biraz çelişkili ve yapay duruyor. Daha doğru ve yerleşik kullanım şunlar olur: “Karanlıkta körü körüne koşarsan direğe toslarsın.” (en mantıklısı) “Gözü kapalı koşarsan direğe toslarsın.” “Körü körüne ilerlersen duvara çarparsın.” muhtemelen “karanlığa” demek istedin diye düşünüyorum. yorumcu Ali bey haklı.
Ahmet Berhan Bey’in yazısında düzeltme yapmaya çalışırken, en başta ismini yanlış yazmış olmanız dikkat çekicidir. Elbette her yazı eleştirilebilir; ancak eleştiri yapılırken tutarlılık, dikkat ve özen de en az eleştirinin kendisi kadar önemlidir. Özellikle edebî bir metne yönelik değerlendirmelerde kullanılan ifadeninde aynı inceliği ve zarafeti taşıması, hem eleştirinin değerini artırır hem de yazara gösterilen saygının bir gereğidir. Bu nedenle, değerlendirmenizin,daha özenli, daha tutarlı ve daha edebî bir üslupla ifade edilmesi çok daha yerinde olurdu. Birini haklı çıkarmaya çalışırkenne yazık ki siz çelişkiye düşmüşsünuz
Hocam şimdi siz Kur’an yerine kulların sözüne inanan insanlara mı bunu yazıyorsunuz? Emeğinize saygı duyuyorum fakat bu toplum iflah olmaz hocam. Adam partisine oy vermeyene cehennemlik diyor ki bu kişinin belki babası başka partiye oy veriyor.
Ziya bey aydınlığa mı koşacağız karanlığa mı. Bin kişiye soralım. Cevap bellidir. Yazıda anlatım bozukluğu vardır. Nokta
Berhan Hocam yazdığınız bütün yazılar gibi konu harika, anlatım çok açık. Her yazınızda olduğu gibi okudum paylaştım, arşivledim. Allah razı olsun
İyiki varsınız saygıdeğer hocam
Berhan hocam “Sen bu aydınlığa körü körüne bağlanır ve ona doğru yürürsen direğe toslarsın, esir olur, kullanılırsın.” Demişsin ama aydınlığa bağlanıp ışığa doğru yürürsek nasıl olur duvara toslarız biraz mantıksız olmamış mı. Hep aydınlığa doğru yürümek lazım değil mi
Ali Bey okuduğunuzu anlayabilseydiniz Berhan Hocanın orada kast ettiği konuyu anlardınız