AHMET BERHAN YILMAZ
İnsanın en büyük serveti ne parasıdır, ne makamıdır, ne de bu ikisi sayesinde etrafına üşüşen sahte kalabalık.
İnsanın değeri şahsiyetinde, vicdanında ve hakikate olan sarsılmaz bağlılığındadır. Bunları kaybeden insan, ne kadar parası, makamı ve gücü olursa olsun, içi boş bir gölgeden başka bir şey değildir.
Ne yazık ki içinde yaşadığımız çağ, dürüst, omurgalı, işini iyi ve doğru yapanları değil, kendini konjonktüre göre ustaca pazarlayan, ilkesiz ve kişiliksiz omurgasızları ödüllendiriyor. Bu sebeple insanlar da makam, mevki için hakikati savunmak yerine gücün, kalabalığın ve kişisel çıkarlarının peşine takılıyor.
Bu çarpık düzende en çok konuşanlar da kimliksiz, kişiliksiz olmalarına rağmen kendilerini iyi pazarlayanlardır ve söyledikleri başkalarına ait ezberlenmiş sloganlardır.
Bunlar savunduklarını, neyin uğruna savunduklarını bilmezler, yanlışları bile alkışlarlar. Haksızlık karşısında ise dilleri tutulur, çünkü konuşmanın bedeli vardır. Böylece şahsiyetin yerini itaat, düşüncenin yerini ezber, eleştirmenin yerini övgü, vicdanın yerini ise korku alır.
Peki, günümüzde omurgasızlık neden bu kadar yaygındır? Çünkü kolaydır. Eğilmek ayakta durmaktan, susmak konuşmaktan, alkışlamak itiraz etmekten daha konforludur.
Güç, insanın karakterini değil, “kullanım süresini” satın alır ve işlevi bitince kenara atar. Zaten eğilmeye hazır olduğunu herkes bilir; o yüzden ne saygı duyar ne de değer verir. Sadece kullanır.
Oysa tarih bir gerçeği defalarca kanıtlamıştır ki: İnsanlığı ileriye taşıyanlar, toplumların yozlaşmasına set çekenler, güce ve kalabalığa boyun eğenler değil, gerektiğinde onlara karşı durma cesaretini gösterenlerdir.
En büyük tehlike, kötü insanların çoğalması değil; şahsiyet sahibi, omurgalı bireylerin azalmasıdır. Çünkü kötülük iyilerin suskunluğuyla yayılır ve kurumsallaşır.
Bir toplumda insanlar düşünmekten vazgeçmiş, sorgulamayı bırakmış, haksızlığı alkışlar hale gelmiş ve sadece “isteneni” yapar olmuşsa, orada çürüme başlamış demektir. Bu, bir toplumun kendi kendini yok etme sürecidir.
Makam uğruna eğilen, çıkar uğruna susan ve doğrusunu satanların ödedikleri bedel korkunçtur: Kendi şahsiyetleri.
Ve en acısı şudur: Uğruna eğildikleri kişiler onlara asla saygı duymaz. Çünkü karakterinden taviz veren birine güven duyulmaz. Bugün biri için eğilen, yarın başkası için de eğilir. Çıkar üzerine kurulan ilişkilerde sadakat yoktur; sadece “kullanım süresi” vardır. İşlevin bittiği gün, bir çöp gibi kenara atılırsın.
Bu kişiler özgür de değildir çünkü başkalarının düşüncelerini ezberleyen, tekrarlayan, onların beklentilerine göre şekil alan, onaylarını almak için sürekli eğilip bükülen biri özgür değil; zihnen ve vicdanen köledir.
Gerçek özgürlük, kendi aklınla düşünebilmek, kendi vicdanınla karar verebilmek ve gerektiğinde hakikatin bedeli olan yalnızlığı göğüsleyebilmektir.
Sonuç olarak insan iki yoldan birini seçer. Ya kendi değerleri ve varoluş amacı doğrultusunda yaşar ya da şahsiyetsiz bir şekilde başkalarının gölgesinde ömür tüketir.
Şahsiyetini kaybeden, her şeyini kaybetmiş demektir. Bu gerçeği idrak etmek ise toplumsal ve kişisel kurtuluşun ilk ve en önemli adımıdır.
AHMET BERHAN YILMAZ
Sayın hocam , dini milli ve vicdani değerler menfaatlerin gerisinde kalınca maalesef bu tablo ortaya çıkıyor.Selamlar.
Ülkemizin ve toplumun hali ortada. Allah razı olsun Berhan hocam
Yüreğinize emeğinize sağlık hocam..
Yüreğine sağlık can hocam iyi ki varsın şu dünyada
Sayın hocam yazınız çok kıymetli ve inanın bu konuda okuduğum en etkileyici yazı.
Dram ki ne dram. Ne Allah korkusu var, ne kuldan utanma.
Hocam şahsiyet sorumluluk getirir insanlara kölelik ise kolaydır azıcık eğilir ve önüne atılan yemeği yersin. Bu kişiler kendi evlatlarından, ana babalarından, eşlerinden, dostlarından utanmıyor senden benden mi utanacaklar. Üstelik bunları pohpohlayan bir kesim de var ki onlar daha aşağılık
Hocam bu toplumun gerçekleri görmesi, bilmesi açısından çok yerinde ve çok güzel kaleme alınmış bir yazı. "Ağlamayan bebeğe mama yok" , "Eğilmeyen kişiye de makam yok"
Ahlâki ve dini yönden bu kadar kan kaybeden bir ülkede ne bekliyorsunuz ki hocam. Yüreğinize ve kaleminize sağlık olsun
Makam, mevki, para sahibi olmak veya bunlara sahip olanlara yanaşabilmek için şahsiyetlerini beş paralık edenlerin sonu ayan beyan ortada. Berhan Hocam Allah razı olsun senden, yüreğine sağlık
Sayın hocam yazınızla ülkemizin karşı karşıya kaldığı çok büyük ahlâki ve imani bir sıkıntıyı gündeme taşımışsınız yüreğinize sağlık.
Toplum harman ise şahsiyetini heba edenler saman çöpü gibi savrulur yok olur, şahsiyetinden Ödün vermeyenler de buğday tanesi gibi değer olur sonraki zamanlara değerini taşır hep var olur. Saygılarımla
Harika bir yazı, harika bir anlatım. Gerçekler bunlar ne yazık ki. Bunlar utanmaz, arlanmaz kişiler makamları ne olursa olsun
Hocam sizin gibi değerli bir insanın tespitleri de çok değerli. Bizim burada bu insanlar için ar damarı çatlamış derler. Menfaatleri için değil şahsiyetleri her şeylerini satarlar. Örnekleri caddelerde geziyor. Dün yollarını el öpmek için kesenler bugün ya selam vermiyor ya da hakaret ediyor.
Bu cümleleri ,akademik başarısı yüksek birinden okumak çok daha kıymetli kanımca...Tıpkı olgun başaklar gibi... Şahsiyetli insanların her duruşu örnektir gerçekten de... Yüreğine,kalemine sağlık abicim. Allah hep böyle doğruyu gören ve savunanlar dan etsin...
Günümüzün en büyük sorunlarından biri olan şahsiyet erozyonunu çok net ve cesur bir şekilde ortaya koymuşsunuz. Kaleminize, yüreğinize sağlık hocam.
Ağzınıza,yüreğinize ve de kaleminize sağlık hocam…muhteşem tespitler ????????
Maddenin mananın önüne geçtiği hiç bu kadar pervasızlaşmamıştı tutturulmuş bir parayı bulma hayali o hayalle nice ocakların Hem bu alemi hem ahireti ziyan olup gidiyor Rabbim ıslah eylesin kalemine sağlık Kıymetli hocam
Hak ve adalet olmadığı sürece kötüye gider değerli hocam
Hocam kaleminize sağlık.
Kaleminize ssğlık. Yine çok yeride trsbitler.
Eline yüreğine sağlık
Allah razı olsun hocam iyi konulardan bahsetmişsin okadar toplum bozuldu ve bozulmaya devam ediyor ve bozulan insanlarda ortamda daha fazla rağbet görmeye başladı iyi olan toplumuda buna özendiriyorlar Rabbim sonumuzu hayırlı eylesin inşaAllah
Ulusal medyaya kalemşörlere ilhan olacak yanınızdan dolayı tebrik ediyorum. Umarım, K.K bu yazıya mülâki olursa belki aklını başına toplar..
Bu yazıyı K. K. ile kısıtlayarak önce Sayın Berhan Hocamıza sonra da bu muhteşem yazıya karşı ayıp etmişsiniz. Bu yazıya ülkemizde muhatap olmayan siyasetçi, yönetici vs vs kaç kişi var. Bu ülkede bazı değerleri feda etmeden şuradan şuraya bir adım atamazsınız.
Kaleminize sağlık kıymetli hocam.????
Rabbim feraset versin, topluma kötü örnek..
Haksızlık karşısında dik duranlara selam olsun kaleminize yüreginize sağlık Allah sizden ebeden razı olsun saygıdeğer hocam değerli kardeşim
İnsanın gerçek değeri para ve makamda değil; şahsiyetinde, vicdanında ve hakikate bağlılığındadır. Günümüzde birçok insan çıkar, güç ve makam uğruna doğrularından vazgeçip haksızlık karşısında susmayı tercih etmektedir. Oysa toplumları ileriye taşıyanlar, kalabalığa ve güce boyun eğmeyip doğru bildiğini savunabilen insanlardır. Şahsiyetini kaybeden kişi, ne kadar başarılı görünürse görünsün aslında en değerli varlığını kaybetmiştir. Gerçek özgürlük ise kendi aklıyla düşünüp vicdanıyla hareket edebilmek ve gerektiğinde bunun bedelini ödeyebilmektir.
İnsanlar hakkın değil gücün yanında olduğu sürece daha kötü olacağız.Kötülükten beslenen insanlar çoğunlukta
Hocam duygularımıza tercüman olmuşsunuz. Yüreğinize sağlık
Hocam inanın bu toplum bu şahsiyetsiz kişileri biliyor, görüyor ve arkalarında sövüyor ama yalakalık içimize işlemiş, yüzlerine gelince ağam paşam