Bizler Erzurumsporluyuz. Mağlubiyetiyle de Erzurumsporluyuz, galibiyetiyle de. Kazandığında yanında olup kaybettiğinde sırtını dönenlerden değiliz. Çünkü bizim Erzurumspor sevdamız skora, puana, lige veya o günkü sonuca bağlı değildir.
Bizler Erzurum sevdalısıyız. Bu şehre yüreğimizle bağlıyız. Burada yaşamaya, üretmeye, çalışmaya, yaptığımız işe sadakatle sahip çıkmaya ve Erzurum'a, Erzurum için hizmet etmeye devam ediyoruz.
Erzurumspor’a da Erzurum’un ortak hafızasının, heyecanının aidiyet duygusunun önemli parçalarından biri olduğu için doğru yerden bakmak zorundayız.
Gelinen noktada teknik heyeti ve futbolcuyu suçlamak, kulüp çalışanlarına laf söylemek, sosyal medyada öfke kusmak haksızlıktır ve bunların hiçbirinin Erzurumspor’a faydası yoktur.
Çünkü teknik heyet elindeki kadro ve şartlar neyse onunla takım kurmaya çalışır. Sahaya çıkan futbolcu da elindeki imkânlar ve gücü ölçüsünde mücadele eder.
Bir futbol takımından kendisine sunmadığınız imkânları, gücü üretmesini bekleyemezsiniz. Gücünüz neyse, sahadaki sonucunuz da odur.
Bu sebeple asıl sorulması gereken sorular başka yerdedir.
1000 BEYGİRLİK ARAÇLARIN YARIŞINA 100 BEYGİRLİK ARAÇLA GİRİLİR Mİ?
Bir düşünün; 1000 beygir gücündeki otomobillerin yarıştığı bir piste 100 beygirlik bir otomobille çıkıyor ev otomobilin sürücüsüne: “Neden kazanamadın?” diye hesap soruyorsunuz.
Bu durum ne kadar gerçekçiyse, gerekli kadro ve ekonomik yapı oluşturulmadan takımdan başarı beklemek de o kadar gerçekçidir.
FUTBOL YALNIZCA FORMA, ARMA VE MÜCADELE DEĞİLDİR.
Futbol; ekonomidir, kadrodur, altyapıdır, tesisleşmedir, profesyonel yönetimdir, planlamadır, sürdürülebilirliktir.
Bunlar olmadan yalnızca “Erzurumspor ruhu” diyerek takımı üst seviyede tutamazsınız. Ruhun yanında güç ve bu gücü diri tutacak destek de gerekir.
PEKİ, ERZURUMLU NE SORMALIDIR?
Erzurumlu bugün futbolcusuna değil, şehri ve takımı yönetenlere sormalıdır:
Süper Lig’e çıkmış bir Erzurumspor’u, Süper Lig seviyesinde kalıcı hâle getirecek bir yapı neden kurulamadı?
Neden gereken kadro oluşturulamadı?
Neden ekonomik kaynaklar sürdürülebilir bir modele dönüştürülemedi?
Neden altyapı yeterince güçlendirilemedi?
Neden Erzurumspor’un geleceği bir sezonluk başarının ötesinde planlanmadı?
Neden Süper Lig’e çıkma başarısı, kalıcı bir futbol projesine dönüştürülemedi?
Ve en önemlisi: Erzurumspor’un başarısından kimler faydalandı, başarısızlığının yükünü kimler taşıdı?
ŞAMPİYONLUK FOTOĞRAFLARINDA HERKES VARDI…
Bir başka meseleyi de konuşmak gerekiyor.
Takım şampiyon olduğunda futbolcularla fotoğraf çektirenler…
Kupayla poz verenler…
Başarının etrafında görünmek için birbirleriyle yarışanlar…
O günlerde Erzurumspor’un başarısının bir parçasıymış gibi davrananlar…
Şimdi de aynı heyecanla Erzurumspor’un yanında mı?
Kulübün geleceği için ne yaptılar? Ne yapıyorlar?
Hangi projeyi ortaya koydular? Hangi kaynağı oluşturdular?
Hangi sorunun çözümüne katkı sağladılar?
Yoksa başarı geldiğinde fotoğraf karesine girmek, başarısızlık geldiğinde ise ortadan kaybolmak işlerine mi geliyor?
ASIL MESELE BAŞARISIZLIKTA SORUMLULUK ALMAKTIR.
Burada çok daha açık konuşmak gerekiyor.
Erzurumspor hiç kimsenin kişisel vitrini, kişisel reklam alanı ve siyasi hesapların aracı kurumu değildir
Bu takım Erzurum’undur. Bu arma Erzurum’undur. Bu sevda Erzurum’undur.
Dolayısıyla Erzurumspor’u kişisel beklentileri, siyasi hesapları, şahsi reklamları için kullanmak isteyen herkes şunu bilmelidir:
Erzurumspor üzerinden şahsi kazanç sağlama devri sona ermelidir.
Bu şehir icraat görmek istiyor. Söz değil, kaynak istiyor, plan, program istiyor.
Kürsüde konuşanları değil, taşın altına elini koyanları görmek istiyor.
Üzüntümüz var, öfkemiz değil Evet, üzgünüz. Hem de çok üzgünüz.
İtirazımız, Erzurumspor’u hak ettiği seviyede tutacak yapının oluşturulmamasına.
Bizi üzen sistemsizlik, plansızlık, günü kurtarma anlayışıyla ve Erzurumspor’u kişisel amaçlarının aracı hâline getiren zihniyettir.
ERZURUMSPOR İÇİN ARTIK BAŞKA BİR ANLAYIŞ GEREKİYOR.
Uzun vadeli ve profesyonel bir Erzurumspor modeli oluşturulmalıdır.
Kurumsal yapı güçlendirilmelidir. Mali disiplin sağlanmalıdır.
Altyapıya yatırım yapılmalıdır. Yerel yetenekler sistemli biçimde yetiştirilmelidir.
Kulübün ekonomik geleceği birkaç kişinin keyfine bırakılmamalıdır.
Ve en önemlisi, Erzurumspor’un geleceği kişilere değil, kurumsal akla teslim edilmelidir.
SON SÖZ
Bu yazıda bahsedilen teknik, siyasi, sosyal ve insani her şeyi okuyan herkesin benden daha iyi bildiğini biliyorum, ama birilerinin bunu dile getirmesi gerekiyor.