CIFIT
Yaraya merhem oldun başkan
Aziziye Belediyesi, Erzurum’da ermeni mezalimimin dehşetini ve acısını en derinden hissettiren mahallelerden birisi olan Alaca’da ki şehitliğe hiçbir masraftan
kaçınmayarak yaptığı dokunuş ile büyük bir alkışı hakediyor. 10 Mart 1918'de Ermeni çeteleri tarafından gerçekleştirilen katliamda şehit edilen, çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan 278 Türk vatandaşının anısını yaşatan mahalle içinde daha önce yaptırılan anıt, son derece bakımsız ve korunaksızdı. Ermeni mezaliminin simge bölgelerinden olan burada ki daha önce yaptırılan anıt, adeta kaderine terkedilmişti. Başıboş köpeklerin uğrak yeri olmuş, etrafı çöplerle örülmüştü. Minnet ve şükran duyduğumuz Türklere ait anıtın perişan hali, duyarlı bir kafaya ‘gel gel’ ediyordu adeta.
***
Aziziye Belediye Başkanı Emrullah Akpunar, işte o duyarlılığı gösteren isim oldu. Başkan, bölgedeki hüzünlü tarihi anlatan anıtı yeninden ihya etmek için kolları sıvadı. Şehitliğin yeniden imarı ve ihyası için büyük gayret sarfeden başkan, yeni bir tasarım ile yeni bir anıt inşaasını başlattı. Geçtiğimiz günlerde anıtın inşaat çalışmalarını görmeye giden ve hiç terkini vermeyen Akpunar, artık etrafını da duvarlarla ördükleri ve koruma altına aldıkları anıtı abideleştirmeyi başardı. Yeni mimarisiyle göz kamaştıran, önümüzdeki günlerde açılışı yapılacak, yaraya merhem bu görkemli anıt için başkan Akpunar ve yönetimine bin teşekkür.

***
Kazım Karabekir, Alaca Şehitleri için şöyle demişti: ‘’Alaca köyünde cenazeler insanın aklını oynatacak bir haldeydi. Bütün çocuklar süngülenmiş, yaşlılar ve kadınlar samanlıklara doldurularak yakılmış, gençler baltalarla parçalanmıştı. Çivilere asılmış, ciğer ve kalpleri görünüyordu. Bütün bu acıklı görünüşler, Erzurum’a katılmaya ve oradaki zavallılara yardıma beni mahkum etmiştir. 10 Mart 1918. Kazım Karabekir. 1.Kafkas Kolordu Komutanı.’’

---
‘Kara kış’ tam ‘Kara kış’ı anlattı
Çekimlerinin bir bölümü de Erzurum’da gerçekleşen Kara Kış dizisi yayına girerek izleyiciler ile buluştu. Murat Yıldırım ve Hande Doğandemir’in başrollerini paylaştığı Kara Kış dizisi, 1939 yılında Erzincan’da yaşanan depremi ve yıkılan cezaevindeki enkazı kaldırmak için mahkumların dışarı çıkarılmasını sağlayan idealist bir savcının mücadelesini anlatıyor. Çekim ekibinin günlerce Erzurum’da da karargah kurup, bazı eski mahallelerinde bazı sahnelerin çekildiği dizi, gerçek bir kış dizisi olarak diziseverlerin beğenisine sunuldu. Doğu’da ki kış şartlarını son derece iyi bir şekilde anlatan film, bazı dijital kanallarda da yer alıyor. Soğuk savaş yıllarını da anlatan TRT Tabii Kanalın orjinal dizisinde savcıyı Murat Yıldırım canlandırıyor.

--
Sadece ev işlerinde değil, Fakülte de ehiller
Atatürk Üniversitesi’nde artık daha fazla kadın akademisyenler de üst görevlerde yerlerini almaya başladılar. Bazı fakülte, yüksekokul ve enstitülerde kadınların Dekan ve Müdür olarak görev yaptıkları Atatürk Üniversitesi’nde artık neredeyse her fakültede bir dekan yardımcısı koltuklarına kadınlar oturuyor. Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Ahmet Gökhan Yazıcı ile Doç.Dr. Kübra Özdemir, İletişim Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Raci Taşçıoğlu da Doç.Dr. Zeynep Demircioğlu Biricik ile birlikte görev yapan fakülte yöneticilerinden sadece ikisi..

***
Son derece uyum içerisinde çalıştıkları gözlenen dekan ve yardımcıların sayesinde öğrencilerin de okullarına daha çok motive oldukları belirtiliyor. Sadece ev işlerinde değil, fakülte yönetim işlerinde de ne denli ehil olduğunu gösteren kadın dekan yardımcılarının olmasına en çok da kadın öğrenciler mutlu oluyor. Aynı dili konuştukları yöneticiler olmasından dolayı mutlu ve mesutlar. Atatürk Üniversitesi’nde isabetli bir dokunuş olmuş, bu benim son kararımdır.
---
O servete 1 metre yakın oldum!
Tanzimat döneminin yetiştirdiği Osmanlı aydınlarından Osman Hamdi beyin meşhur, paha biçilemeyen, eşsiz, ikonik ‘Kaplumbağa Terbiyecisi’ adı verilen tablo karşısında ünlü bir isim ile yanyanaymış gibi heyecanlandığımı söylemeliyim. Her İstanbul’a gelişimde önünden geçtiğim ama bir türlü içerisine girmediğim, belki de cesaret edemediğim Pera Müzesi’nde bu defa kararlıydım, olmalıydım. Hani bir musluk vardır ya, boşa akar. İşte onca yıl geldiğim İstanbul’da, Beyoğlu’nda böylesine önemli bir müzeyi gezip görmemek, boşa akan su gibiydi. Hem zamana hem de o müzeye hakaretti. Bir çok sanat eserinin yeraldığı, 5 kattan oluşan, girişi ücretli bu önemli müzede her katta ayrı bir güvenlik görevlisinin bulunduğunu gözlemlediğimde doğrusu şaşırmadım.

***
Şaşırmadım, zira her biri bir sanat eseri ve kültür hazinesi olan müzede en çok ilgiyi gören kat da 3’ncü katta, Osman Hamdi beyin eserlerinin oluştuğu koleksiyon ürünlerdi. Hele hele o meşhur, eline geçenin servete sahip olacağı Kaplumbağa Terbiyecisi tablosu, adamı kendinden geçiriyor bir defa. Müze eseri olan, satılması mümkün olmayan eser karşısında ne yalan söyleyeyim, dünyaca ünlü biri ile yanyana hissini uyandırdı bana. Paha biçilemez orijinal o tabloya 1 metre yakından da olsa bakmam, bana iyi olmamı sağladı. Meraklıysanız biraz, gidin siz de görün. Etkilenmiyorsanız, gelin giriş ücretinizi ben iade edeyim size. Hem o şaheseri yapan usta Osman Hamdi beye, hem de o eser gibi kıymetli eserleri yapan Koç ailesinin fertlerine bin teşekkür..
--
Türkeş’i son kez evinde misafir etmişti
Geçtiğimiz hafta İstanbul’da vefat eden Maltepe Vakfı eski Başkanı Süha Dengizek, renkli ve espritüel kişiliği yanında dostluğu ve misafirperverliği ile de bilinen, tanınan isimdi. İlk olarak 80’li yılların ortalarında Erzurum’da İl Genel Meclis üyesi ve MHP’nin Merkez İlçe Başkanı olarak tanıdığım, iyi ki tanımışım dediğim adamlardan olan Süha Dengizek, eski merhum genel başkan Alparslan Türkeş’in her Erzurum’a geldiğinde yanında görmek istediği, görmediğinde ‘Süha nerde?’ diye sorduğu da bir isimdi. Vefat ettiği 4 Nisan 1997 tarihinde kadar her Erzurum’a geldiğinde genelde Pelit Meydanı’nda ki Polat Otel’de özel olarak sadece kendisine ayrılan odada konaklayan Alparslan Türkeş, son gün Süha Dengizek’in evinde iftar etmişti.

***
Ne yazık ki, bu iftarın ve oğlu ile çektiği fotoğrafın, merhum MHP liderinin Erzurum’a yaptığı en son ziyaret olduğu çok sonra anlaşılacaktı. Rahmetli Dengizek, geçtiğimiz aylarda evinde çektiği bu iftar fotoğrafını sosyal medyasından ‘Başbuğum Erzurum’a ki son ziyaretinde iftarı hanemizde açmıştı’ diye paylaşmıştı. Sevgili arkadaşımız Murat Balkuş’un da dediği gibi İstanbul Maltepe’de ki cenazesinde de Erzurum’u biraraya getiren ve çok sayıda hemşehrisi tarafından son yolculuğuna uğurlanan Süha Dengizek ile rahmetli Türkeş’e bu vesile ile bir kez daha Allah’tan rahmet, sevenlerine yeniden başsağlığı diliyorum.

SEVDİĞİM BABA SÖZLER: Birisi seni kaybetmek için oynuyorsa izin ver kazansın! (Anonim)
DUVARIN DİLİ: İnce düşünme üşütürsün!