CIFIT
Yılan hikayesiydi,
başarı hikayesi çıktı!
Daha 2016 yılında Tortum yolu üzerinde inşasına başlanırken sıkıntıları ile gündeme gelmişti. Uzun süre yapıldı, yapılacak tartışmalarının odağında olan Akdağ Sanayi Sitesi’nde bugün mutlu son yaşanıyor, gözümüz aydın. Ve daha düne kadar üye bulmakta zorluk çeken siteye şimdi neredeyse torpille üye yapıldı hale gelindi. Yapılırken de yapılmadan önce de türlü türlü sorunlara karşılaşan, direnen, uzun süre gerek bürokratik engeller ve gerekse yönetimsel sorunlar ile baş başa kalan Akdağ Sanayi Sitesi’nin yönetim kurulu Başkanı Salih Dikel ve diğer yönetici arkadaşlarının neler çektiğini en azından ben biliyorum.
Kuşkusuz başta eski Sağlık Bakanı Recep Akdağ olmak üzere Efkan Ala, Selami Altınok, Mehmet Sekmen gibi isimlerin önemli destekleri ile bugün belli bir yere gelindi ama Dikel ve arkadaşlarının gayreti, takdire şayandır, çok kıymetlidir. Yeri geldiğinde kendi ceplerinden masraf ederek Ankara’nın yolunu tuttular, yeri geldiğinde kurdukları şantiyede kuru soğan ekmeğe talim etti, site için fedakarlıktan kaçınmadılar.
***
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın yüzde 70’i hibe kredisiyle yapımı gerçekleşen ve yakında törenle sahiplerine tapuları verilecek olan Akdağ Sanayi Sitesi’ndeki 114 işyeri, bir binadan ibaret değil, büyük de bir zaferin adı aslında. Her biri 300’er metre kare olarak yapılan, farklı iş kollarının hizmet vereceği, Milli Emlak’tan alınan sitenin alt yapısı da tamamlandığı gibi, prestij proje olarak da bakanlık çevrelerinde övgü ile anılan bir sanayi sitesi oldu.
Bugünlerde böylesine modern bir sanayi sitesini hizmete sokacak olmanın heyecanını yaşayan yöneticiler, Büyükşehir Belediyesi’ne de rol model oldular. Büyükşehir de, Sanayi bölgesindeki özellikle oto tamircilerini getirmek için site alanında yer alan bölgede 600 işyeri yapımı için karar aldı, yakından ilk kazmayı vuracak.
Yılan hikayesi olarak konuşulan bir siteyi başarı hikayesine dönüştüren yöneticiler, cami de inşa ettikleri bölgeyi cazibe merkezi yaptıkları için ne kadar övünseler yeridir, onları ayakta alkışlıyorum, bu benim son kararımdır.
--
Sway Otel’in Genel Müdürü, kızının düğününde duygusal anlar yaşadı.
Akca’nın mutlu günü
Kış turizminde dünyada artık marka olan, kış sezonunu yine full çeken Palandöken’in gözde otellerinden Sway Otel’in Genel Müdürü Ömer Akca da kızının mutluluğuna şahit oldu. Ömer Akca’nın Avukat kızı Hilal Akca, Ankara’da düzenlenen görkemli bir törenle dünya evine girdi. Kendisi gibi Avukat olan Fatih Albayrak ile dünyaevine giren Hilal Akca’nın düğününe, siyaset, bürokrasi, spor ve iş dünyasından çok sayıda davetli katıldılar, bu mutlu günlerinde Akca ve Albayrak ailelerini yalnız bırakmadılar. Ankara Gölbaşı’nda Pars Garden Pool’de gerçekleşen düğünde genç çiftin nikah şahitliğini Anayasa Mahkemesi üyesi Yılmaz Akçil ile İçişleri eski Bakanı ve Erzurum eski Valisi Sebahattin Öztürk yaptılar.

Sway Otel’in sahibi Can Dikmen’in de katıldığı, seçkin davetli topluluğunun iştirak ettiği düğünde daha önce Erzurum’da Vali yardımcılığı yapan Uşak Valisi Naci Aktaş’ın yanı sıra TİM yönetim kurulu üyesi, DAİB eski Başkanı Ethem Tanrıver de hazır bulundular. Kızını ve damadını ilk tebrik edenlerden baba Ömer Akca’nın oldukça duygusal anlar yaşadığı, mutluluktan gözyaşlarına hakim olamadığı düğün töreninde Erzurum’daki otellerin yöneticileri de yer aldılar.

--
‘Gözü kara’ Sekmen Başkan
Kesin bunu görmemiştir!
Kendi Facebook hesabından zaman zaman eskiye ait fotoğraflar paylaşan Uğur Güzel ağabeyin o paylaşımını görünce aklıma geldi. Evet. Milli mücadelenin önemli isimlerinden, Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir Paşa’nın Gez mahallesi kavşağında bir büstü vardı ama o büst hala orada duruyor mu, durmuyor mu, ne yalan söyleyeyim, ilk başta bilemedim. 1970 yılına ait Atatürk Üniversitesi’nin arşivinde yer alan, Erzurum kongresinin yıldönümünde işte o büstün önünde gerçekleşen tören hazırlığına ilişkin Uğur ağabeyin o fotoğrafı yayınlaması, çok kısa zamanda birçok tartışmayı da beraberinde getirdi. Kimileri büstün Gez Mahallesi kavşağında değil de, başka semtlerde olduğunu ifade ederken, bazıları da mevcut fotoğrafta olan büstün artık yerinde olmadığını öne sürüyordu. Gerçekten de çok daha önceleri yanından hep geçtiğimizde gördüğümüz ama yıllardır da gözümüzün önünde olmayan o büst Gez Mahallesi’nde miydi hala, görmek için özellikle gittim dün.

***
Erzurum için de ayrı bir anlam ifade eden, şehri adeta su yolu eden, geçtiğimiz günlerde de gelen kızı Timsal Karabekir anneyi de bağrımıza bastığımız kıymetli paşalarımızdan Kazım Karabekir’in büstü yerine duruyor ama görmek mümkün değil.
Zira, zaten bakımsızlıktan bir hayli kötü görünen büst orada ama etrafında biriken ağaçlar yüzünden görünmesi çok olası değil. Adeta ağaçların, otların arasına hapsedilmiş. Çevre düzenlemesine ve peyzaja büyük önem veren Mehmet Sekmen başkanın burası nasıl aklına gelmemiş, şaşırdığımı söylemeliyim. İnanıyorum ki benim gibi çoğu Erzurumlu da yıllardır o büstü göremiyor ve görünür olmadığı için de artık orada olmadığını sanıyor. İnanır mısınız, artık PUSULA’da da yazan Erzurumlu ünlü şehir tarihçimiz Prof. Dr. Murat Küçükuğurlu bile konuyu görüştüğümüzde, ‘sanıyorum yerinde duruyor’ demişti. Kesin görememiştir. Yoksa tarihi kaleyi ortaya çıkaran, görünür kılan bu konularda gözü kara Sekmen başkan ve ekibi, Kazım Karabekir paşamızın büstünü mü görünür yapmayacak?
--
Her gün balon uçuruyorlar!
Meteoroloji tarafından her gün hava tahmin raporlarının yayınlandığını hepimiz biliyoruz. Genelde de isabetli çıkan bu hava durumu raporlarının nasıl elde edildiğine dair elbette ki hepimizin bir kanaati de mevcut. Bir şekilde gözlem yapılarak hava durumunun ilan edildiğine dair farklı farklı görüşlerimiz de vardır ama bu rasatların her gün iki defa havaya balon uçurularak yapıldığını herhalde çoğumuz bilmiyoruz, yada bilmiyorduk. En azından ben bilmiyordum.
Evet. Eski Terminal yolu üzerindeki Meteoroloji Bölge Müdürlüğü bahçesinden her gün 2 defa havaya balon fırlatılıyor ve günlük olarak nem, sıcaklık, basınç ve diğer meteorolojik hava değerleri tespit ediliyor, bizim de hava durumundan bu sayede haberimiz oluyor. 35-40 kilometre hızla havada yükselen, 40 bin metre yükseğe kadar fırlayabilen balon, sonunda patlıyor ve ucuna eklenen mini veri cihazı anında merkeze rapor veriyor. Havanın durumu ne, yüksek atmosferde onu hemen rapor edip aktarıyor.

***
Meteoroloji’de balon uçurmanın saatleri de varmış, yeni vakıf oluyorum. Gündüz 14.00 ile gece 02.00’de o iş için mesai yapılıyor. Havada ulaştığı yerde patlayan balonlar Çin malı, elastiki ürünlerden oluşuyor. Tabiri caizse yüksek atmosferde işini halleden, bir otobüs büyüklüğüne geldiğinde patlayan balonun posası artık bir yere düşüyor ama nereye düştüğü belli olmuyor. Eğer ki gündüz 14.00 civarında sevgili Meteoroloji Bölge Müdürümüz Ömür Demirgüneş’i ziyaret ediyorsanız, balon uçurma ayrıcalığına sahip olursunuz. Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcılarından Murat Altundağ, işte bu ayrıcalığa sahip olanlardan. Demirgüneş Müdürü ziyarete gittiğinde balon uçurma saatiydi. Bizzat Altundağ o balonu uçurma ayrıcalığına sahip olurken, beraberindeki heyet de ilk defa o günkü hava durumunu önceden öğrenme şansını elde etmiş oluyorlardı.
--
Efsane başhekimin selamı var
Google’da öyle yazar. "Efsane" kelimesi, olağanüstü başarılar elde etmiş veya yaptıklarıyla alanında iz bırakmış, adeta sembolleşmiş kişi, olay veya nesneler için kullanılır. Tarihe damga vuran tarihi liderlere, kendi alanında çığır açan sporculara ve sanatçılara genellikle bu unvan yakıştırılır. Prof. Dr. Koptagel İlgün, bana göre işte Erzurum’un efsane olmuş hekim ve başhekimlerinden biridir.
1975 ile 1983 yılları arasında Erzurum SSK Hastanesi'nde Başhekim ve İç Hastalıkları Servis Şefi olarak görev yapmış, binlerce insanın yarasına merhem olmuş, elinden tutmuş, yüreklere dokunmuş bir isim olan Prof. Dr. İlgün, Erzurum’da adı her anıldığında bilinen, saygı ile söz edilen biri olmayı başarmıştır. Daha 80’li yılların başlarında tıfıl muhabirken tanıdığım, tanışmaktan da mutluluk duyduğum biridir. Geçmişte 10 tane hekim yazsan, illa ki ilk sıralarda ismi söylenecek bir isimdir İlgün ismi ve öyle de hep kalacaktır.

**
Milli mücadele kahramanlarından Hüseyin Köyceğiz’in 1945 Şenkaya doğumlu torunlarından kıymetli hocamız, SSK Göztepe Hastanesi’nde de başhekimlik yapmış, ününü mega kentte de sürdürmüştür. Araştırmacılığı ve yazarlığı da bulunan, sayısız eserleri olan Prof. Dr. Koptagel İlgün’ü yıllar sonra Erzurum’da görmek, tanıyan ve sevenlerini mutlu etti. İlerleyen yaşına rağmen oldukça dinç görünen hocamız ile yıllar sonra geldiği memleketinde sevgili Canan Şimşek aracılığı ile görüşmek, iyi geldi bize. Efsane başhekimiz ile hem eskiyi yad etme hem de değişen Erzurum’u konuşmak kısmet oldu ki, Allah canına sağlık versin, bir efsanemize daha kavuşmamız, günün en güzel şeyiydi. Belli ki o da çok özlemiş kadim şehrini, şehrinin insanını. Fazla duramadı, herkese selamı var, üstümde kalmasın.
--
SEVDİĞİM BABA SÖZLER: Süte su karıştı, sonra söze yalan, mideye haram. İşte orada bozuldu insan! (Neşet Ertaş)
DUVARIN DİLİ: Baktın olmuyor, bakmayacaksın!