İnternetin tarihe geçen ilk mesajı yalnızca iki harfti: “LO”. Gönderilmek istenen ilk kelime “LOGIN”di ancak sistem çöktü ve geriye sadece bu iki harf kaldı. Bugün “LO’dan 5G’ye” derken aslında iletişim teknolojilerinin yarım kalan o ilk adımdan, milyarlarca insanın ve milyonlarca cihazın aynı anda bağlandığı dev bir dijital çağa uzanan büyük serüvenini anlatıyoruz. Bir zamanlar yalnızca bağlanabilmek başlı başına bir meseleydi. Sonra ses taşındı, mesaj gönderildi, mobil internet hayatımıza girdi, görüntü çağın merkezine yerleşti. Bugün ise yalnızca insanlar değil, cihazlar da konuşuyor. 5G tam da bu yeni dönemin adı.
İletişim teknolojilerinin tarihine baktığımızda her neslin ayrı bir ihtiyaca cevap verdiğini görüyoruz. Bir zamanlar mesele yalnızca bağlanabilmekti; hat düşmesin, ses karşıya ulaşsın istiyorduk. Sonra kısa mesaj hayatımıza girdi. Ardından cebimiz internete açıldı. Daha sonra görüntü ve video hayatın merkezine yerleşti. Şimdi ise asıl mesele yalnızca hız değil gecikmenin azalması, tepki süresinin kısalması ve aynı anda çok daha fazla bağlantının yönetilebilmesi. Bir zamanlar bağlanmak meseleydi şimdi milisaniyeler mesele.
Bu değişimi iletişimin beş perdelik tarihi gibi de okumak mümkün:
1G: Sesin özgürlüğü
2G: Mesajın doğuşu
3G: Cebin internete açılması
4G: Görüntünün egemenliği
5G: Nesnelerin konuştuğu çağ
İşte bu yüzden 5G yalnızca bir internet hızı haberi değildir. Bu teknoloji telefonlardan yollara, ulaşımdan gündelik yaşama kadar uzanan yeni bir eşiği temsil ediyor. Bir zamanların büyük, ağır ve sınırlı “tuğla telefonları”ndan bugün akıllı sistemlerin konuşulduğu bir döneme geldik. Artık mesele sadece bir kişinin başka bir kişiyi araması değil çok sayıda cihazın aynı anda birbirine veri aktarabildiği yeni bir düzenin kurulmasıdır.
(Soldan sağa) TT CEO’su Ebubekir Şahin, UAB Bakan Abdulkadir Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Turkcell Türkiye CEO’su Ali Taha Koç, Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy
Türkiye de 1 Nisan itibarıyla 5G sürecine resmen adım attı. Bu geçiş yalnızca cep telefonunda daha hızlı internet görmekten ibaret değil. 5G iletişimde yeni bir eşik, veri trafiğinde yeni bir kapasite ve gündelik hayatın dijital akışında yeni bir dönem anlamına geliyor.
Bu çerçevede, Bilgi Teknolojileri Bölge Müdürü Sayın Ertuğ Çakır ile yaptığımız görüşmede önemli değerlendirmeler aldık. Sayın Çakır, Ankara’da Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın butona basarak 5G sürecini başlattığı toplantıya da katıldığını ifade etti. O toplantıda, il merkezlerinde altyapının büyük ölçüde hazır hâle getirildiği, diğer bölgelerde ise yaygınlaşmanın etap etap süreceği vurgulandı.
Sayın Ertuğ Çakır ile yaptığımız görüşmede aktarılan bilgilere göre Erzurum ve çevresinde bu süreç bir anda başlamadı. Bölgede hazırlıklar 1.5 yıldır devam etti. Ocak ayı itibarıyla da sertifikasyon süreci başladı. Bu süre boyunca gerekli teknik denetimler, kontroller ve ölçümler yapıldı. Yani vatandaşın bugün telefonunda gördüğü 5G simgesinin arkasında, aylar öncesinden yürütülen hazırlıklı bir süreç var.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Erzurum Bölge Müdürü Ertuğ Çakır
ERZURUM’DA 5G GÖRÜNÜYOR AMA HER YERDE AYNI HIZDA DEĞİL
Erzurum’da il merkeziyle birlikte bazı ilçe merkezlerinde ve yol güzergâhlarında da 5G sinyali görülmeye başlandı. Ancak burada önemli bir ayrıntı var: Her yerde görülen 5G, her yerde aynı hız anlamına gelmiyor. Bazı bölgelerde daha geniş kapsama sağlamak amacıyla daha düşük bantlar tercih edilebiliyor. Bu da 5G simgesi görünse bile şehir merkezindeki hız ile ilçe merkezi ya da yol güzergâhındaki hızın aynı olmamasına neden olabiliyor.
Nitekim sahadaki veriler de bunu doğrular nitelikte. Telefon operatörlerinden birinin 5G çekim analizinde, Erzurum merkez meydanda 1938 Mbit seviyesine ulaşan hız değeri görüldü. Bu veri, 5G’nin şehir merkezlerinde yalnızca simgesel bir yenilik olmadığını, gerçek kullanımda da çok dikkat çekici bir kapasite sunduğunu ortaya koyuyor.
5G İÇİN ALTYAPI KADAR TELEFON DA ÖNEMLİ
Burada bir başka önemli nokta da şu: 5G’den yararlanabilmek için telefonun da 5G uyumlu olması gerekiyor. Yani bulunduğunuz yerde 5G yayını açık olsa bile cihazınız bu teknolojiyi desteklemiyorsa bu yeni nesil bağlantıdan tam anlamıyla faydalanmanız mümkün olmuyor. Bu yüzden 5G’yi değerlendirirken yalnızca altyapıyı değil cihaz uyumluluğunu da hesaba katmak gerekiyor.
SAĞLIK ENDİŞELERİNE DAİR NE SÖYLENİYOR?
5G’ye dair sosyal medyada en çok konuşulan başlıklardan biri de sağlık yönünden ortaya atılan iddialar. Son yıllarda bu konuda çok sayıda komplo teorisi üretildi. Ancak Sayın Ertuğ Çakır ile yaptığımız görüşmede altı çizilen en önemli hususlardan birinbu yayınların mevcut yasal sınırlar ve teknik limitler içinde olduğuydu.
Kullanılan frekansların 4.5G’ye yakın bir çerçevede değerlendirildiği, gerekli ölçümlerin yapıldığı ve yayınların limit değerler içinde kaldığı ifade edildi. Özetle, sağlık yönünden ekstra bir durum bulunduğuna dair somut bir tespit olmadığı özellikle vurgulanıyor.
Burada kamuoyunun bilmesi gereken temel gerçek şu: 5G, sanıldığı gibi tamamen bambaşka, olağanüstü ve ürkütücü bir frekans dünyası kurmuyor. Zaten cep telefonları uzun süredir farklı nesil mobil şebekeler üzerinden veri alışverişi yapıyor. 5G ile gelen temel fark daha fazla kapasiteyi taşıyabilecek daha çok bağlantıyı aynı anda yönetebilecek ve daha hızlı veri akışı sunabilecek bir yapının kuruluyor olmasıdır.
HIZ ARTTIKÇA ALIŞKANLIKLAR DA DEĞİŞİYOR
Aslında teknoloji tarihine biraz dikkatle bakan herkes, hızlandıkça alışkanlıkların da değiştiğini görür. 3G döneminde internet daha çok metin okumak, kısa paylaşımlar yapmak ve sınırlı veri kullanmak içindi. Video bugünkü kadar hayatın merkezinde değildi. Sosyal medya daha çok yazı ve fotoğraf ağırlıklıydı.
4.5G ile birlikte hem veri kullanımı arttı hem de video hayatın merkezine yerleşti. İnsanlar artık yalnızca yazışmıyor; canlı yayın açıyor, yüksek çözünürlüklü videolar izliyor, aynı anda birçok uygulamayı aktif biçimde kullanıyor. 5G de bu değişimin yeni halkasını oluşturuyor. Çünkü hız arttıkça yalnızca internet değişmiyor, insanın beklentisi, kullanımı ve dijital gündeliği de değişiyor.
5G’NİN BABASI BİR TÜRK BİLİM İNSANI
Bu haberin belki de en gurur verici taraflarından biri ise 5G’nin temelinde bir Türk bilim insanının katkısının bulunmasıdır. Dünyada “5G’nin babası” olarak anılan Prof. Dr. Erdal Arıkan’ın çalışmaları, 5G’nin temel yapı taşlarından biri olarak kabul görüyor. Bu yönüyle 5G, yalnızca teknik bir yenilik değil; aynı zamanda Türkiye’nin bilimsel katkısıyla da anılması gereken önemli bir başarı başlığıdır.