Erzurum’un Olur ilçesine bağlı Ormanağzı Köyü, 28 Haziran 2026 tarihinde düzenlenecek Karnavas Dut Pekmezi Festivali’ne hazırlanıyor. Soğuk Pınar mevkiinde gerçekleştirilecek festivalde sanatçı Erdi Özden sahne alırken, davul-zurna eşliğinde halk oyunları ve çeşitli etkinlikler de yer alacak.

Ormanağzı Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından organize edilen festival yalnızca bir eğlence programı değil aynı zamanda Karnavas’ın meşhur dut pekmezini, kültürünü ve köy hafızasını yaşatmayı amaçlıyor. Emeği geçen başta Bursa’dan gelip bu organizasyonu yapan başta Dernek Başkanı Emrah Aydın ve yönetim kuruluna, bütün Karnavaslı ve Olurlular’a teşekkür vakti.
Bu yıl festivalde sunuculuk görevini üstlenecek olmak benim için ayrıca anlamlı. Yıllardır Erzurum’un kültürel değerlerini tanıtmaya çalışan biri olarak, kendi yöremizin en önemli etkinliklerinden birinde mikrofon başına geçecek olmak heyecan verici. Karnavas denildiğinde akla yalnızca pekmez değil imece kültürü, misafirperverlik ve köklü bir yaşam geleneği geliyor. Festivalin, hemşehrilerimizi bir araya getirerek bu kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlayacağına inanıyorum.

TATAR BÖREĞİ OYASI, BİR ASIRLIK HATIRA
Geçtiğimiz günlerde aile arşivimizde beni çok heyecanlandıran bir keşif yaptım. Annemin anneannesi Yaşar Bulut’a ait olduğu bilinen ve yaklaşık 125 yıllık olduğu değerlendirilen “Tatar Böreği Oyası” gün yüzüne çıktı. Tatar Böreği aslında kare kare hamurların kesilip yoğurt ve kıyma ile servis edilen bir Erzurum yemeğidir. Bunun oyasını yapmak hakikaten çok enteresan ve çok da anlamlı.
1 Temmuz 1921 tarihinde Oltu’da dünyaya gelen ve 22 Aralık 1985 tarihinde Erzurum’da vefat eden Yaşar Bulut’tan kalan bu oya, yalnızca bir süsleme unsuru değil aynı zamanda aile hafızasının somut bir parçası niteliğinde.

Siyah ve beyaz boncuklarla işlenen oya, geçmiş kuşakların estetik anlayışını ve el emeğini bugüne taşıyor. Yıllardır Anadolu’nun farklı bölgelerinden oyaları derleyen biri olarak birçok kıymetli parçayla karşılaştım. Ancak aile büyüklerimizden kalan bir örneği elime almak bambaşka bir duygu yaşattı. Annemin yıllarca anneannesine bakmasının meyvesi bana ve bu haberle de sizlere de nasip oldu. İyi ki varsın Annem! ☺️
Her motifin bir hikâyesi, her ilmeğin bir emeği vardır. Bu nedenle oyaları yalnızca bir el sanatı ürünü olarak değil kadınların sessiz hafızası olarak görmek gerekir. Tatar Böreği Oyası da bundan sonra aile tarihimizin ve kültürel çalışmalarımızın en özel parçalarından biri olarak korunacak.
BİR HEKİMİN ERZURUM’A GÖNÜL VEREN YOLCULUĞU; DR.AYSEL ÖZDEM
Geçtiğimiz günlerde tedavi için Ilıca Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’ne gittik. Burada görev yapan Diş Hekimi Aysel Özdem Hanımın hem mesleki hassasiyeti hem de Erzurum kültürüne olan ilgisi dikkatimi çektiği için Ilıca’ya kadar gittim.
Kahramanmaraşlı olmasına rağmen görev yaptığı şehri tanımaya çalışan, yerel ifadeleri öğrenen ve bunu günlük iletişimine yansıtan bir hekimle karşılaşmak doğrusu hoşuma gitti. Tedavi sırasında kullandığı “Kıtla amca” ifadesi ise yüzümüzde tebessüm oluşturdu.
Bir şehri sevmek bazen onun tarihini okumakla, bazen de insanlarının kullandığı kelimeleri öğrenmekle başlıyor. Aysel Hanım’ın mesleğine gösterdiği özen kadar Erzurum’a duyduğu ilgi de takdiri hak ediyor. Günümüzde insanların görev yaptıkları şehirlerin kültürüne böylesine samimi bir şekilde yaklaşmaları, toplumla kurulan bağın güçlenmesine de katkı sağlıyor.

Kültür bazen bir festival alanında, bazen 125 yıllık bir oyada, bazen de bir hekimin kullandığı yerel bir ifadede karşımıza çıkıyor. Önemli olan, bu değerleri fark edip yaşatabilmek.
Güzel görenlere, görebilenlere, görmeye çalışanlara selam olsun…