Bazen bir sergi, yalnızca duvarlara asılan fotoğraflardan ibaret değildir.
Bazen bir davetiye, yalnızca bir çağrı kâğıdı olmaz.
Bazen bir oya, bir kadının hayatı boyunca sustuklarını anlatır.

Biz üç kadın, daha önce Mısır’da gerçekleştirdiğimiz çalışmalarda Erzurum oyalarını tanıtırken, yalnızca bir kültürü sergilemedik; tarihe not düşen, belgeli ve kalıcı bir yolculuğun kapısını araladık. O günlerde tutulan notlar, yapılan gözlemler ve motiflerin ardındaki anlamlar bize şunu gösterdi: Oya, geçmişte kalmış bir süs değil; bugün yeniden yorumlanabilecek, inovasyonla geleceğe taşınabilecek güçlü bir kadın dilidir.
Bu düşünceyle yola çıktık. Kadınlarımızın el emeğiyle ürettiği oyaların yeniden görünür olması, anlamlarının kayıt altına alınması ve unutulmaya yüz tutan bu sessiz dilin gün yüzüne çıkması için çalışmaya başladık.
Ortaya çıkan serginin adı da tam olarak bunu anlatıyor:
“Oyanın Diliyle Kadının Sessiz Anlatısı”

13 Ocak 2026 tarihinde, saat 14.00’te Yakutiye Medresesi’nde açılacak olan Fotoğraf ve Oya Sergisi, 13–15 Ocak 2026 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek.
Sergi; Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle,
Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü iş birliğinde ve Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı’nın katkılarıyla hayata geçiriliyor. Bu süreçte, kültürel mirasa verdiği önem ve destekleri dolayısıyla Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Sekmen’e, ayrıca sürecin her aşamasında katkı sunan Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanımız Sayın Ergün Engin’e teşekkür ediyoruz.
Bu sergide;
• Oyaların tarihçesi anlatılacak,
•Anadolu kadınının başörtüsüne işlediği motiflerin anlamları aktarılacak,
•Fotoğraflar aracılığıyla sessiz ama derin bir anlatı sunulacak,
• Dileyen ziyaretçiler kadınlarımızın ürettiği oyaları d
oğrudan satın alabilecek.
Serginin en özel yanlarından biri ise davetiyelerin kendisinin de birer sanat eseri olarak tasarlanmış olması. Erzurum’un Yakutiye ilçesine bağlı Yazpınar Köyü’nden Hüsnâ Örnek, yaklaşık 20 yıllık oyalı yazmalarını bu sergiye bağışladı. Bu yazmalar, davetiyelerde kullanılarak bir kadının yıllar boyunca ilmiklediği hafızayı misafirlerle buluşturdu.
Yine kadınlarımız tarafından örülen el emeği broşlar davetiyelere tek tek takıldı. Murat barlak tasarımıyla bizlere destek oldu. Davetiyelerde yer alan isimler ise Kaligrafi Sanatçısı Orhan Durmuş tarafından özenle, tek tek yazıldı. Çünkü bu sergide hiçbir detay “sıradan” görülmedi.
Bu sergi;
bir ninenin sandığından çıkan yazmanın,
bir annenin sessizce ördüğü oyanın,
bir kadının sustuklarını anlatma
biçiminin sergisidir.
Ve biz üç kadın —
Fotoğraf Sanatçısı Kübra Çetin,
Folklor Araştırmacısı Türkan Oral,
Şehir Tanıtım Uzmanı Canan Şimşek —
bu anlatının yalnız kalmamasını istiyoruz.
Kadın emeğinin, kültürel hafızanın ve sessiz anlatıların yanında durmak isteyen herkesi,
Oyanın Diliyle Kadının Sessiz Anlatısı sergisine bekliyoruz.
Bu sergide bizleri yalnız bırakmazsanız, çok seviniriz.
Şehir tanıtım uzmanı, ilginç bir görev tanımı
4 gözle bekliyoruz