Vatan, millet ve bayrak aşkıyla canını, kanını, yüreğini ortaya koyan; vatanı ve milleti uğruna evladından, ailesinden, hayallerinden, dünyasından vazgeçen; kolunu, bacağını, gözünü, sağlığını kaybeden kahraman gazilerimize selam olsun.
Ne acıdır ki bugün gazilerimizden söz edildiğinde, sahip oldukları makamın büyüklüğü ve ödedikleri bedelin ağırlığı unutulduğu için insanların aklına çoğu zaman gazilik maaşı, ücretsiz ulaşım ve birtakım sosyal haklar geliyor.
Oysa gazilerimiz yalnızca bedenlerinden bir parça değil; bütün sağlıklarını, aile hayatlarını, sosyal hayatlarını, gençliklerini, hayallerini ve hayatlarının en güzel yıllarını bu millet için geride bıraktılar.
Üstelik taşıdıkları yük yalnızca görünen yaralardan ibaret değil. Bir ömür süren ağrılar, değişen hayatlar, sessiz gözyaşları, hayallerde kalan hatıralar ve aileleriyle birlikte göğüsledikleri nice görünmeyen mücadele var.
Ve biz çoğu zaman bunların farkında bile değiliz. Onlara hak ettikleri değeri, saygıyı ve sevgiyi yeterince gösteremiyoruz.
Yıllar önce hafızama kazınan çok acı bir görüntü var:
Gaziler adına verilen bir yemekte gaziler bir kenara itilmiş, protokole hizmet edilmişti.
Düşünün... Gazisi için düzenlediği yemekte bile gazisini ikinci plana atan bir anlayıştan söz ediyoruz ve insan ister istemez soruyor:
Biz gazilerimize gerçekten değer mi veriyoruz, yoksa yalnızca onların üzerinden değerli görünmeye mi çalışıyoruz?
Bugün bütün gazilerimizin huzurunda başımızı öne eğerek söylüyorum:
Bizi affedin.
Sizin ödediğiniz bedelin karşılığını hiçbir maaş ödeyemez.
Hiçbir madalya karşılayamaz.
Hiçbir tören telafi edemez.
Hiçbir teşekkür yeterli olmaz.
Çünkü siz vatanınız ve milletiniz için hayatınızı ve hayatınızın geri kalanını verdiniz.
Bizler ise bazen sizin fedakârlığınızı birkaç cümlelik tören konuşmalarına, bir güne ve yaptıklarınızın yanında değeri olmayan birkaç sosyal hakka sığdırdık.
Siz vatan için bedel ödediniz; biz ise o bedelin ağırlığını unutacak kadar alıştık.
Bu yüzden bugün sizden bir şey istiyoruz: Hakkınızı helal edin.
Vatan için verdiğiniz sağlığın, gençliğin ve hayallerin karşısında mahcubuz.
Bizi affedin...
Çünkü siz bu ülkeye yalnızca kanınızı değil, hayatınızdan bir parçayı verdiniz.
Başta ebediyete irtihal eden gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor; hayatta olan bütün kahraman gazilerimizin ellerinden saygıyla öpüyorum.