Erzurum bir Kültür Yolu Festivali’ni daha geride bıraktı.
Dokuz gün boyunca konserler, tiyatrolar, sergiler, söyleşiler, gastronomi etkinlikleri ve geleneksel sanat atölyeleriyle şehirde ciddi bir hareketlilik yaşandı.
Bu tür organizasyonların şehre kattığı canlılık tartışılmaz.
Sokaklar hareketlendi, gençler konser alanlarını doldurdu, müzeler ve etkinlik noktaları ziyaret edildi. Erzurum’un geleneksel sanatları, mutfağı ve kültürel değerleri farklı etkinliklerle tanıtıldı.
Bunların her biri önemli. Ancak bir festivali değerlendirirken sadece kalabalığa, konserlere ve etkinlik sayısına bakmak da yeterli değil.
Çünkü kültür ve sanat organizasyonlarının asıl değeri, şehirde bıraktığı izdir, kanımca.
***
Dokuz gün boyunca önemli bir kültür sanat hareketliliği yaşandı.
Bunun şehre ekonomik ve sosyal katkıları da oldu.
Esnaf hareketlendi, oteller ve restoranlar yoğunluk yaşadı. Gençler farklı etkinliklerle buluştu. Şehrin tarihi ve kültürel mekanları yeniden gündeme geldi. Bütün bunlar festivalin artıları.
Fakat eksileri de konuşabilmeliyiz...
Festival daha başlamadan gündeme gelen “Kadın sanatçı niye yok?” tartışması da bunlardan biriydi.
Bu tartışmayı küçümsememek gerekiyor. Mesele sadece sahneye kimin çıkacağı değil. Mesele, böylesine büyük bir organizasyonun program hazırlanırken toplumun farklı kesimlerini ne kadar kapsadığıdır.
Gelecek yıl bu konuda daha dengeli bir program hazırlanabilir. Üstelik Erzurum’un kendi sanatçılarına da daha fazla yer verilebilir. Erzurum’un sanatçısı da, müzisyeni de, tiyatrocusu da, zanaatkarı da bu yolun bir parçası olmalı.
***
Kültür Yolu Festivali bitti.
Konserler sona erdi, sahneler söküldü, stantlar kaldırıldı.
Şimdi geriye dönüp baktığımızda güzel anılar da var, eksikler de…
Ve elbette tartışmalar.
Bence önemli olan, tartışmaların kendisinden çok bu tartışmalardan ne sonuç çıkaracağımızdır.
Eleştiri yapmak kolay. Asıl mesele, eleştiriden doğru sonucu çıkarabilmek. Gelecek yıl aynı sorunları yeniden konuşmak istemiyorsak, bugünden ders çıkarmamız gerekiyor.
Daha güçlü bir program…
Daha dengeli bir sanatçı seçimi…
Erzurum’un kendi değerlerini daha fazla öne çıkaran bir anlayış…
Ve gençlerin beklentilerini daha fazla dikkate alan bir festival…
Bunları yapabilirsek Kültür Yolu Festivali, Erzurum için sadece dokuz günlük bir etkinlik olmaktan çıkar. Şehrin kültür ve sanat hayatına kalıcı katkı sağlayan bir marka haline gelir.
Festival bitti, şimdi sıra ders çıkarmakta.
Gelecek yıl daha güçlü, daha dengeli ve Erzurum’un ruhunu daha fazla yansıtan bir festival istiyorsak, geriye sadece tartışmaları değil, bu tartışmalardan çıkaracağımız dersleri de bırakmalıyız.