I. Dünya Savaşı’nda pek çok felaketi iliklerine kadar yaşamış olan Erzurum, savaşın bitimiyle birlikte yeni sıkıntıları göğüslemek zorunda kalmıştı. Osmanlı Devleti’nin savaştan çekilirken 30 Ekim 1918’de imzaladığı Mondros Mütarekesi, bölge halkı için yeni felaketlerin habercisi idi. Çünkü bu mütarekenin 24. maddesi, bölgede bir Ermenistan kurulması için zemin hazırlamaktaydı. Bu maddede, Vilayât-ı Sitte denilen Erzurum, Bitlis, Van, Sivas, Mamüretülaziz ve Diyarbakır’da bir karışıklık çıkması halinde, herhangi bir kısmının İtilaf Devletleri tarafından işgal edileceği belirtiliyordu. Mütareke’nin İngilizce metinde bu vilayetler için kasıtlı olarak “Six Armenian Proviences” ifadesi kullanılmıştı. Bu madde, doğu vilayetlerinin Ermenistan’a dönüştürülmek istendiği anlamına geliyor ve Erzurumlular tarafından da böyle değerlendirilmişti. Daha birkaç ay önce Ermeni çetelerinin korkunç katliamını yaşamış olan Erzurum için bu, tam bir yok oluş demekti. Ne olursa olsun bunun önüne geçilmesi gerekiyordu. İşte bu amaçla Erzurum’da cemiyetler kuruldu ve kongreler düzenlendi.
Bu kongrelerden ilki, 17 Haziran 1919’da toplanan Erzurum Vilayet Kongresi’ydi. Kongreyi “Vilâyât-ı Şarkıyye Müdafaa-i Hukûk-ı Milliye Cemiyeti” yani Doğu Vilayetleri Milli Haklarını Koruma Cemiyeti topladı.
Cemiyet Erzurum’da teşkilatlandıktan sonra şehrin ileri gelenleri ve esnafla geniş katılımlı toplantılar yapıldı. Bu iki toplantı sonucunda halk tarafından cemiyete şu önemli görevler verildi:
1.Merkezdeki aydınları daha faal kılabilmek için bir “heyet-i faale” meydana getirmek.
2. Şehir içinde kurulan örgütü liva ve kazalara yayarak savunma fikrini güvenilir kişiler aracılığıyla köylere kadar ulaştırmak.
3. Bütün Doğu vilayetlerini bir fikir etrafında toplamak ve teşkilatı genişletmek.
Oluşturulan nizamname ile merkezde 50 kişilik bir heyet kuruldu. Şehir dört bölgeye ayrılarak üyeler işe ortak edildi. Bunlar eliyle sancak ve kaza örgütlerinin kurulması sağlandı. Yapılan toplantılar ve oluşturulan nizamname sonrasında cemiyetin yaptığı ilk önemli iş, Erzurum Vilayet Kongresi’ni toplamak oldu. 17 Haziran 1919’da Erzurum’un sancak ve kazalarından 21 temsilcinin katılımıyla başlayan ve beş gün süren vilayet kongresi, 23 Temmuz’da toplanacak olan büyük kongre için de bir ön hazırlık oldu.
Erzurum Vilayet Kongresi, belirtilen tarihte Hoca Raif Efendi’nin nutkuyla açılmıştı. Kongrede yapılan görüşmeler sonucunda 18 sayfalık gizli bir rapor kabul edildi. Raporda ülkenin içinde ve dışında yayılan Ermeni propagandasından ve yapılan icraatlardan bahsedilmekteydi. Yine bölge halkı arasına ayrılık tohumları ekildiği belirtilmekteydi. Bu nedenle, diğer doğu vilayetleriyle birleşilerek işgal tehlikesine karşı konulması ve vatanın birliğinin korunması hedefi ortaya konuldu. Osmanlı Hükümeti buraları terk etse bile, vilayetlerdeki Müslüman halkın son ferdi ölünceye kadar vatan topraklarını müdafaa etmek ve Osmanlı camiasından ayrılmamak fikri kabul edildi. Doğu Anadolu’nun ikinci bir Kırım olmayacağı vurgulanarak belirlenen amaçlar doğrultusunda her türlü fedakârlığın göze alınacağı belirtildi. Ayrıca:
- Bekçi teşkilatı oluşturulması ve bu ad altında halkın silahlandırılması,
- Ordunun yanında gerektiğinde silahlı mücadele vermek için seyyar ve sabit kuvvetlerin oluşturulması,
- İktisadî alanda kooperatif ve şirketlerin kurulması,
- Savaş nedeniyle kapanmış okulların açılması kararlaştırıldı.
Vilayet Kongresi’nin en önemli sonuçlarından biri, içinde bulunulan tehlikeler karşısında bölgedeki diğer vilayetlerle bir araya gelerek ortak hareket etme kararı alınmış olmasıydı.