Yırtık ayakkabıyla okula giden, harçlığını çıkarmak, okuyabilmek, ailesine destek olabilmek için su, simit satan, ekmeğini kazanmak için itfaiyede işçilik yapan fakir bir Türk evladının Cumhurbaşkanı olabilmesinin yolunu açan zaferdir 30 Ağustos.
İnsanlara “Ey Allah’ın kulları, kardeşlerim” diye seslenen Peygamber’in ümmeti olan Türk milletini, “kulları olarak” gören saltanat sahiplerinin kulluğundan çıkarıp hür ve eşit yurttaşlar yapan iradenin zaferidir 30 Ağustos.
Kucağında bebeği ile anneleri, 10-15 yaşında çocukları, ihtiyarları, gençleri, kadınları, erkekleri canları pahasına aynı şuur etrafında bir araya getiren zaferin adıdır 30 Ağustos.
30 Ağustos süreci yalnızca bir askerî zafer değildir. Bir milletin “Ben varım!” demesi, kulluktan eşit yurttaşlığa, işgalden egemenliğe yürüyüşüdür.
Bu zafer, Anadolu'yu, İstanbul’u paylaşmak, Türk milletinin bağımsızlığını ve egemenliğini yok etmek isteyen emperyalistlere ve düşmanlıklarını vatanseverlik, milliyetçilik, dindarlık, ümmetçilik, Osmanlıcılık kisvesi altında gizleyen işbirlikçilerine karşı kazanılmış bir zaferdir.
Bugün hâlâ İstiklâl Harbi'nin sonucunu sindiremeyen, Türk egemenliğini kabullenemeyen “İstiklâl Harbi'ni keşke Yunan kazansaydı”, “Haçlıların ülkenizi işgal etmesi çok tehlikeli değildir” diyen hainlerin ve bu hainlere değer veren nankörlerin olması bu ülkede yalnızca tarih bilincinin değil, millet olma şuurunun da ne kadar kırılgan olduğunu göstermektedir.
Oysa 30 Ağustos'ta Türk ordusu yenilseydi, İstanbul ve Çanakkale İngilizlerin, İzmir, Bursa, ve Trakya Yunanların, Gaziantep, Şanlıurfa, Kahramanmaraş Fransızların, Antalya ve Konya İtalyanların, Doğu Anadolu Ermeni ve Rusların, Karadeniz Rumların, Artvin ve Ardahan Gürcülerin işgali, yönetimi ve nüfuzu altında, Türkiye esaret altında, Türkler esir olacaktı.
Bugün Suriye'den Irak'a, Afganistan'dan Libya'ya kadar parçalanmış, egemenliği zayıflamış devletlerin yaşadığı acılara bakınca, Atatürk'ün yaptığının büyüklüğü ortaya çıkmaktadır.
“Millet olmadan devlet, devlet olmadan bağımsızlık olmaz. Devlet bağımsız olmadan millet özgür olmaz. Bağımsızlık ve özgürlük olmadan da onurlu bir gelecek mümkün olmaz ve özgürlüğünü kaybeden insanlar birilerinin kulu ve kölesi olur” gerçeğiyle yola çıkan Mustafa Kemal Atatürk, millet olduğunu unutmuş bir halka millet olduğunu hatırlatarak egemenliği bir veya birkaç kişinin elinden alıp millete vermiş; kulluğu yurttaşlığa, itaati iradeye, çaresizliği özgüvene dönüştürmüştür.
Bu noktada ümmet olma anlayışını millet olma şuurunun karşısına koyan kötü niyetli kişiler de bilsinler ki Türk milleti, kendi devletini, bağımsızlığını, millet olma şuurunu korurken aynı zamanda İslâm dünyasının acılarını ve sorunlarını görmezden gelmemiştir, gelmeyecektir.
Ve yine bilsinler ki millet olmadan ümmet olunamayacağı gibi, bağımsız bir ülkede, özgür bireyler olmadan da ne kendine, ne başkalarına faydan olabilir
Eğer bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin diğer İslâm ülkelerine göre bağımsızlığından, teknolojik üstünlüğünden, oralarda kan gövdeyi götürürken bizim birlik beraberliğimizden bahsediyorsak, bu, Allah’ın izni ve muradıyla Türk Milletine önder olan, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin gücü, Türk milletinin şuuru, vatan ve millet sevgisiyledir.
“Bu zafer Türk milletinindir” diyerek Türkiye Cumhuriyeti'ni bizlere emanet eden Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e, İstiklâl Harbi'nin kahramanlarına, her zaman ve her zeminde vatan, millet ve bayrak uğruna canını feda eden şehitlerimize ve gazilerimize, bu toprakları bizlere bırakan ve bağımsızlığı için alın teri dökmüş, canını vermiş olan ecdadımıza minnettarız. Allah hepsine rahmet eylesin. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. Ne mutlu Cumhuriyetin, bağımsızlığın, özgürlüğünün kıymetini bilenlere. Ne mutlu Türküm diyene.
Sayın Hocam, yüreğine sağlık. Yazılarını heyecanla takip ediyorum. İyi ki varsınız.
Hiçbir ülke yoktur ki, kendi içinde bizim kadar hain yetiştirebilsin. Hocam Allah razı olsun sizin gibi yüreği iman dolu aydınların ve vatanseverlerin hepsinden Allah razı olsun.
Hiçbir ülke yoktur ki, kendi içinde bizim kadar hain yetiştirebilsin
Değerli hocam yüreğinize ve kaleminize sağlık...Maalesef ki 40 Agustos diye bir zafer yok diye havlayanlara inanıp bunun edebiyatını yapan sürüler var..Rabbim bunların şerrinden bu milleti korusun...saygılarımızla sunar ellerinizden öperim.
Elinize sağlık çok güzel bir yazı
????????Ne Mutlu TÜRKÜM Diyene????????????????
Ne mutlu Türküm diyene ????????????????????????
Yüreğinize sağlık kıymetli hocam.
“Bu zafer Türk milletinindir” diyen tevazu sahibi Atatürk gibi bir liderden bugün en küçük kurumda bile ben yaptım, ben ettim, ben olmasaydım diyen kibir abidelerine. Var olsun cumhuriyet, Ne Mutlu Türküm Diyene. Allah bu vatanın ve bu milletin yardımcısı olsun.
Çok etkileyici ve anlamlı bir yazı. Aslında hepimizin tarihimizi namuslu tarihçilerden okumamız gerekir. Var ol hocam
Bu konuda okuduğum en doyurucu ve anlamlı yazı. Hocam elinize, yüreğinize, aklınıza sağlık
Uzun zamandır okuduğum istiklalle alakalı en güzel yazı olmuş hocam. Kaleminize sağlık
Sayın Hocam, eline ve kalemine sağlık. Aynı düşüncelerde olduğumuz için çok mutlu oldum. Yazılarını eksiksiz takip ediyorum. Ne mutlu bu fikri savunanlara.
Bayramınız kutlu olsun hocam