Türkiye, 15 yılı aşkın bir süredir etrafında cereyan eden savaşlara, iç çatışmalara rağmen bir huzur adası olarak imrenilen ülke konumunda. Suriye iç savaşı, Irak, devam eden iç karışıklıklarla boğuşuyor. Suriye ve Irak topraklarına yerleşen PKK terörü bir not olarak kalsın. Ardından Ukrayna/Rusya savaşı 5. Yılında. Son olarak İran/İsrail/ABD savaşı.
Türk Devleti, ateş çemberine dönen çevresine rağmen barışı arayan ülke. Yani doğru yönetiliyor. Ekonomiyi olumsuz etkileyen atmosfere rağmen, Milli Savunma alanında dünyada bir yıldız gibi yükseliyor. Deniz, Kara, Hava savunması alanında savaş gemileri, savaş uçağı (KAAN), Kızılelma, ANKA, Bayraktar TB2, TB3 SİHA’lar, Savaş ve genel maksat helikopteri, insansız savaş sistemleri, elektronik harp sistemleri. Roket ve Füze sistemleri. Dünyada 89 ülkeye savunma sanayi ihracatı. Çelik Kubbe ile hava tehditlerine karşı ülke güvenlik şemsiye altına alındı.
Türkiye’nin sorunu yok mu?
Var!
Hayat pahalılığı. Bunda ticaret ahlakından mahrum küçük bir grubu unutmuyoruz. Fakat iktidarın bu alanları kapatması, açgözlülere fırsat vermemesi gerekiyor.
Macaristan seçimlerinden umdukları!
CHP’de bir rüzgâr esiyor. Macaristan seçim sonuçları. Ne alaka demeyin, Özgür Özel, hatta yolsuzluk yargılaması devam eden Ekrem İmamoğlu, seçim kazanmış havasındalar. CHP Eski Milletvekili ve Gazeteci Barış Yarkadaş; “Çok yazık.. Eşini kemerle dövüyor, kokain kullanıyor… Bu bilgiler basına daha önce de yansımıştı…”
Kim o? Macaristan seçimlerini kazanan Magyar.
Acı olanı Barış Yarkadaş’ın, bu paylaşımı altına yapılan yorumlar. Yarkadaş, ikinci tivitinde “Şu paylaşımın altına doluşanların yüzde 93’ü ne Orban’ı tanıyor ne de Magyar’ı… Paylaşımın altına yazılan bir yorum önüme düşünce diğerlerini de okudum. Sonra da üstteki istatistiği çıkardım.
Tablo korkunç… Paylaşıma yorum yazanların yüzde 93’ü Magyar’ın eşini kemerle dövmesini ve kokain kullanmasını SAVUNUYORLAR.
Okurken hem utandım hem de iğrendim..”
CHP’nin gölge bakanlarını duymuşsunuzdur. Biride Gıda ve Tarım Politika Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu. Ata tohumunun zararlı olduğunu açıklayan videoları düştü. İthal tohumu savunuyor. Ata tohumunun verimsiz olduğunu savunuyor.
“Ferreno her şeyi üretiyor biz neden üretelim. Ata tohumu diye bir şey yok, verimsiz boş işler” bu cümlelerin sahibi kendi çiftliğinin markasını bastığı ürünlerin aslında fason olarak başka yerde üretildiği ortaya çıktı.
CHP Milletvekili Orhan Sarıbal ne diyor; “Hibrit tohumu gıda israfıdır. Tohumun değeri yalnızca verdiği ürünle ölçülmez. Tohum; iklime uyumdur, kuraklığa dirençtir, toprağın hafızasıdır. Yüzyılların bilgisidir. Tohumu sadece verim hesabına indirgerseniz, aslında gıda egemenliğinden, biyolojik çeşitlilikten ve üreticinin bağımsızlığından vazgeçmiş olursunuz. Ata tohumu bulunduğu coğrafyaya uyum sağlamış bir genetik mirastır. Daha az su ister, daha az kimyasal gerektirir, toprağı yormaz. En önemlisi; çiftçiyi her yıl yeniden satın alma zorunluluğuna mahkum etmez.” (Çiftçi, CHP Bursa Milletvekili, Ziraat Mühendisi)
Evet, işte böyle. CHP üst yönetimi Macaristan üzerinden zafer okuması yapıyor. Belediyelerdeki yolsuzluklar, Uşak Belediye Başkanının rezaletleri ve birçok ilde ortaya çıkan yönetim biçimleri (!), bir belediye başkanı tarafında tacize uğrayan 17 yaşında bir kızın şüpheli kazayla ölümü. Aslında say say bitmiyor.
E, öyleyse millet neyinize güvensin. Aslı Baykal, “Bir Türk Macaristan'daki seçim sonuçlarına neden sevinir? Türkiye'de bir türlü umut yaratamayan bir partinin Macaristan'daki iktidar değişiminin ülkemizdeki insanları etkilemesini umarak konuyu gündeme taşıması bütün olay.”
Ama ağalar bizimle galiba eğleniyor.