Doğru yâda yanlış okuyabilirsiniz ama gerçek bir tane. Bu gerçek Türkiye’nin Ankara merkezli milli politika üretmesiyle gelişen her olay ilintilidir. Bundan kaçış yoktur. Türkiye ve halkının 2013’ten buyana canını yakan olaylar silsilesi bu gerçekle doğrudan ilişkilidir. Adalar Denizi (Ege), Doğu Akdeniz, Kıbrıs, Libya, Mısır, Suriye, Afrika Boynuzu (Sahel) bölgesi, Balkanlar, Kafkaslar, Azerbaycan ve Ermenistan siyaseti çekilen acıların izahıdır.
Ekonomik kırılganlıkların altında bu siyaseti bulacaksınız. İçeride siyasi karmaşayı buradan okuyacaksınız. İki ihtimal var, direnerek kazanmak veya teslim olmak! Ankara, şuana kadar direnerek kazanma siyasetini yürütüyor. Günün sonunda bentleri yıkıp aşan bir Türkiye veya teslim olan bir ülke göreceksiniz. Bu sonuç, Türk halkının feraseti, dayanma gücüyle doğrudan ilişkilidir.
Dina Titus, ABD Temsilciler Meclisinin Demokrat Parti Kongre Üyesi. Bir tivit paylaştı. Başkan Trump ve Büyükelçi Tom Barrack’ı adeta tehdit etti. Gerekçe, Trump ve Büyükelçi’nin Türkiye siyasetine karşı İsrail ve Siyonist sermaye kaynaklı çevreleme politikalarını başat hale getirmek. Yunanistan ve G. Kıbrıs Yönetimi ise araçsal olarak kullanılmaktadır.
“Dina Titus (ABD Temsilciler Meclisi'nde Nevada Birinci Bölgesi, Kongre Üyesi, Demokrat Parti temsilcisi.) @repdinatitus “Büyükelçi, üzülerek söylüyorum, biraz müşteri hastalığı geliştirmiş görünüyorsunuz. Size yardımcı olayım — Türkiye, Rus S-400'lerini elinde tutarken F-35 programına yeniden katılamaz. Eğer siz veya @POTUS (D. J. Trump) bunu aşmaya çalışırsanız, Kongre sizi durdurur. Bu arada, Epstein Dosyaları'nda siz de yok muydunuz?”
Titus’a, Lloyd isimli X kullanıcısı (@Lloyd_cymru) nefis bir cevap verdi. Lloyd, “Komitedeki Rubio sorularıyla başlayan F35 tartışmasına büyükelçi Barrack'ın cevap vermesiyle iş büyüdü. Öncelikle Titus ne yazarsa yazsın S400, Yunanistan’dan çok asıl engel TelAviv ve dostları. Türkiye'nin Suriye’de ABD tarafından terk edilişi, uçak krizinden( 2015) (Rus saldırısı) 33 askerimizin şehit edildiği olaya kadar (2020) birçok olayda sınanan Türk Amerikan ilişkilerinin 2019 yılında alınan S400le bir kalemde bozulduğunu iddia etmek abartı olurdu. F35ler Türkiye'ye gelseydi bile geliştirme, eğitim, ilave mühimmat alımı gibi birçok konuda sorun yaşanacaktı.
Titus, Bilirakis, Pappas gibi vekiller daha 2006 yılında Helen Dostluk Grubunu Kongrede kurmuştu. Kıbrıs'ta doğalgaz bulunmuş olması bu ekibin enerji lobileriyle işbirliğini arttırmasını sağladı. Yunan- İsrail çalışma grubu 2013 yılında yine aynı vekillerce kuruldu. Yunan taraftarı siyasetçiler daha 2000li yılların başından itibaren Kıbrıs, Ruhban Okulu, Patrikhane gibi meselelerde ellerinden geleni yapıyorlardı. Çok etkili oldukları söylenemez. Ama bu ekip 2006 sonrası Kongrede ortaklıklarını yavaş yavaş arttırdılar.
2010 yılında Mavi Marmara'ya İsrail'in saldırması, 2011 yılında Kıbrıs açıklarında enerji kaynaklarının bulunması sonrası görece zayıf kalan Pappas ve Bilirakis'in çabalarına İsrailci ve Enerji Lobici vekilleri ilave etti. 2013 itibariyle ekip Türkiye aleyhinde Ermeni tezlerini savunanlarla da ( 1915 100.yılı için çalışmalar yoğunlaşmıştı), Suriye iç savaşındaki Türk etkisinden rahatsız olan Neocon eskisi ama daha çok silah- Pentagon odaklarıyla yakın vekilleri de kendine çekti. Menendez'in Helen gruplarıyla flörtü ve özellikle Dışişleri komisyonundaki konumunu kullanarak Doğu Akdeniz ( EastMed) başlığını ön plana sürmesiyle Kongresi'nin iki kolunda da Türkiye karşıtı cephe tahkim oldu.
Çemberler düşünün. İsrailci+ Enerji+ Helenci+ Silah/Pentagon çemberleri. Üçünün de kesişim kümesi Türkiye idi.”
Şimdi geçmişe bir zihin yolculuğu yapın ve gelişmeleri hatırlayın. Gezi kalkışması ki, ağaç adıyla başlayıp Yavuz Sultan Selim Köprüsü, İstanbul Havaalanı, Kanal İstanbul projelerinden vazgeçilmesi talebine kadar gitmişti.
17-25 Aralık hadisesi, MİT Başkanı Hakan Fidan’a kumpas, MİT Tırları vakası, Halk Bankası hadisesi, 15 Temmuz darbe girişimi, Rahip Brunson hadisesi, dolar/kur üzerinden çekilen operasyon.
Siz hala iç siyasetteki tepişmenin tesadüf olduğunu mu düşünüyorsunuz!