Orada Yalan Yoktur (35)
Dünya yalanın merkezidir. Reklâmlar... Propagandalar... Maskeler... Menfaat ilişkileri... İnsan çoğu zaman hakikati değil, işine geleni söyler. Cennette ise yalan yoktur. Boş söz yoktur. Dedikodu yoktur. İftira yoktur. Çünkü günahın kaynağı olan nefis terbiyeden geçmiş, kalpler tamamen arınmıştır. Belki de cennetin en büyük huzurlarından biri budur. Hiç kimsenin kimseyi incitmediği bir toplum...
Mutlak Hâkimiyet (37-38)
O gün hiçbir makam konuşamaz. Hiçbir lider söz alamaz. Hiçbir avukat savunma yapamaz. Hiçbir nüfuz işe yaramaz. Ancak Rahmân'ın izin verdiği konuşacaktır. Kur'an burada çok önemli bir denge kuruyor. Allah hem Rahmân'dır, hem de mutlak hâkimdir. Merhameti sonsuzdur. Fakat adaleti de eksiksizdir. Cebrâil'in ve bütün meleklerin saf saf dizilmesi, ilâhî düzenin ihtişamını gösterir. Bugün insan orduların geçit törenlerinden etkilenir. O gün ise bütün melekût âlemi Rabbinin huzurunda saf bağlamış olacaktır. Bu manzara, insanın büyüklük vehmini tamamen ortadan kaldıracaktır.
Rabbine Giden Yol (39)
Bütün sûrenin belki de en çarpıcı ayeti budur:
"Dileyen Rabbine varan bir yol tutsun."
Kur'an insanı zorlamıyor. Seçimi insana bırakıyor. Fakat seçimin sonucunu da haber veriyor.
İki yol vardır. Birisi Allah'a çıkar. Diğeri pişmanlığa... İnsan her gün aslında bu yolu yürümektedir.
Keşke Toprak Olsaydım (40)
Kur'an'ın en sarsıcı ayetlerinden biridir. İnkârcı artık hakikati görmüştür. Artık itiraz edemez. Artık inkâr edemez. Artık kaçamaz. Tek isteği vardır: "Keşke hiç yaratılmasaydım... Keşke toprak olsaydım."
Dünyada "özgürlük" diye övündüğü tercihler, o gün zincire dönüşecektir.
Bu Âyetlerin Bugüne Mesajı: Nebe' Sûresi'nin bu son bölümü bize şunu haykırmaktadır:
Kâinatın muhteşem düzeni boşuna kurulmadı.
Güneş her sabah rastgele doğmuyor.
Dağlar tesadüfen ayakta durmuyor.
İnsan başıboş yaşamıyor.
Her nefes bir emanettir.
Her söz kaydedilmektedir.
Her tercih ebediyete uzanan bir yol açmaktadır.
Bu yüzden Kur'an korkutmak için değil, uyandırmak için konuşur. Cehennem tehdidi, insanı umutsuzluğa düşürmek için değil; yanlış yoldan döndürmek içindir. Cennet müjdesi ise tembelliğe değil; takvâya, güzel ahlâka ve kulluğa teşvik içindir.
Nebe' Sûresi, kâinat kitabını okuyarak başlamış; mahşer sahnesini göstererek devam etmiş; sonunda ise tek cümlede bütün mesajını özetlemiştir:
"O hâlde dileyen, Rabbine varan yolu tutsun."
İşte Kur'an'ın daveti budur: İnsan, dünyayı ebediyetin hazırlık yurdu bilsin; adımlarını, sözlerini ve kalbini, bir gün huzurunda duracağı Rabbine göre şekillendirsin.