Yazımıza teşbihte hata olmaz ifadesiyle başlayalım. Ak Partili çoğu çevre, halkın önemli kesimi bazı isimlerin arka plana itilmesinin ciddi sorunlara yol açtığını düşünür. Yakın zamanı gözden geçirince özellikle Süleyman Soylu’nun çıkışları, terörle mücadeleye damga vuran isim olması, muhalefet ile tartışmaları, HDP’ye yönelik öldürülen üst düzey teröristlerin fotolarıyla “Ohhh” çekmesinin unutulduğunu düşünebiliriz.
Başarılı bir Enerji Bakanlığının ardından Maliye Bakanlığı’nda ekonomik operasyonlara karşı koymasıyla, Türkiye’nin “Altın rezervinin” İngiltere’den getirilmesindeki rolüyle Berat Albayrak’ın ciddi kayıp olduğuna parti tabanı hala inanç besler.
Süleyman Soylu ilk yaptırıma uğrayan isimdi. ABD Hazine Bakanlığı, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül'ün ABD'deki mal varlıkları ve mal varlıklarından elde edebilecekleri faiz gelirlerini dondurdu ve ABD vatandaşlarının bakanlarla herhangi bir iş ve işlem yapması yasaklandı. (BBC.com/Türkçe haberler)
Kararda, Brunson’un tutuklanmasında rolleri olduğu gerekçesiyle yaptırıma uğramıştı. Hazine Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Soylu ve Gül, Brunson'ın gözaltına alınması ve tutuklanmasının organize edilmesinin sorumluları olarak tanımlandı. (BBC.com/Türkçe haberler 1 Ağustos 2018)
ABD Başkanı Donald Trump, Suriye'nin kuzeydoğusunda sürdürülen Barış Pınarı Harekatı nedeniyle Türkiye'ye ekonomik yaptırım uygulanmasını da öngören bir liste açıkladı. Ayrıca ABD Hazine Bakanlığı, Türk Bakanlar Hulusi Akar, Süleyman Soylu ve Fatih Dönmez'i (Dönemin Enerji Bakanı) yaptırım listesine aldı. (Kaynak:Euronews.com, 2019)
S 400 hadiseleri döneminde ise, ABD Hazine Bakanlığı; Savunma Sanayii Başkanlığı’na, Savunma Sanayi Başkanı İsmail Demir'e ve başkanlık ile bağlantılı 3 kişiye yaptırım kararı aldı.
Süleyman Soylu, operasyon sonrası bölgeden dönüşlerinde helikopterde uyurken, deprem ve sel bölgelerindeki görüntüleriyle sık sık ekrana yansımıştı. Birde CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na verdiği cevapları akıllarda kalmıştı. ABD’ye karşı en sert açıklamalar da Soylu’nun tarihe düştüğü notlar arasındaydı.
Süleyman Soylu; “ABD tarihinin en büyük desteğini veriyor terör örgütüne. Senatosundan son 3 yılda 2,3 milyar para çıkarmış PYD'ye. PYD terör örgüt değil mi? Almanya 'PYD, PKK'nın Suriye koludur ve terör örgütüdür.' diyor. Almanya'nın PYD'yi terör örgütü olarak gördüğü noktada ABD neden görmüyor? Niye yardım ediyor? Kim besliyor FETÖ'yü? ABD destekliyor. FETÖ'den vazgeçen onlarca ülke var. ABD niye sahip çıkıyor?" (Kaynak İçişleri Bakanlığı resmi sitesi)
"Ana muhalefet partisi genel başkanının cari açığı uyuşturucu parasıyla kapattığımızı söylemesi ne demek? Tek başıma mı uyuşturucu ticareti yapıyorum? Bu devletin Polisi, Jandarması, Mehmetçiği ne yapıyor? Demek ki hep beraber yapıyoruz bu işi öyle mi? Bir devlet, ana muhalefet lideri tarafından böyle suçlanır mı? İspatla diyorsun umurunda değil. Şerefimizi İçişleri Bakanlığında mı bulduk? Bunu kim kabul eder? Peki Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne böyle bir iftira atılabilir mi? Evet, 'İspat etmeyen (ş…..' dedim. Müddei iddiasını ispatla sorumludur. Bunların her biri kurgulanmış iftiralardır. Türkiye Cumhuriyeti'ne bu iftirayı atanlar ispat etmek zorundalar." (İçişleri Bakanlığı resmi sitesi)
Mecliste yanlarına teröristleri alarak basın açıklamaları yapanlar ile ilgili hafızalarda kırıntı dahi kalmazken, sosyal medyada Soylu’nun kriminalize edilerek beyinlere kazınmaya çalışılması ayrıntı olarak burada kalsın.