IKBY Başkanı Neçirvan Barzani: “Ahmed eş-Şara, Suriye için son şans. İktidarın ademi merkeziyetçi olması Suriye için hayati önem taşıyor. SDG olağanüstü bedeller ödedi. Onlardan silahlarını bırakıp, üniformalarını çıkarıp, entegrasyonları için hiçbir garanti verilmeden bireysel olarak topluma karışmalarını bekleyemezsiniz.”
Yine Neçirvan Barzani, “ABD’liler bize de silahlarınızı bırakıp Irak Ordusuna katılın’ diye tavsiyede bulundular, ama baktılar ki olmuyor ses çıkarmadılar” cümlesini kurarak Suriye PKK’sına yol göstermeyi ihmal etmedi.
DEM’li Gülistan Kılıç Koçyiğit: Öcalan’a göre Suriye’de Şara bir diktatöre dönüşebilir; AKP mutfağında pişen bir anayasaya onay vereceğimizi düşünmek bizi tanımamaktır. Suriye’de sistem yine bir diktatörlüğe dönüşecekse Kürt güçleri bunun bir parçası olmayacaktır, Öcalan’ın demek istediği bu. Meclis’te ‘özet’ diye sunulan tutanağa dahlimiz de yok, altında imzamız da yok. Öcalan’ın Suriye konusundaki geniş değerlendirmesi ‘özet’te yok, Şara konusundaki vurguları hiç konulmamış” Cansu Çamlıbel'in söyleşisi...T24)
Kandil, Irak’ın kuzeyindeki özerk yönetim, Suriye PKK’sı süreci dinamitlemek, zamana oynamak ve mümkünse İsrail’in fiili desteğine erişmek için kılıktan kılığa giriyorlar.
Devlet Bahçeli, TürkGün ile mesajlarını verdi!
Devlet Bahçeli: “Pazarlık içinde değiliz. Al-ver sürecine tamamıyla kapalıyız. Türkiye'nin egemenlik hukukunu, Cumhuriyetin kurucu ve kuruluş felsefesini zafiyete uğratacak hiçbir yanlışın içinde Cumhur Ittifakı olarak yer almayız".
Devlet Bahçeli, terörist Bese Hozat hakkında: Şu bayağı sözlere bakar mısınız, hiç kimse suç işlememiş! Bu nedenle de af maf da istemiyorlarmış. Kaldı ki af vaat eden zaten yok, suça gelince, tarih ve maşeri vicdan önünde hangi suçların işlendiği açıktır, nettir, belgelidir. Bayramlık ağzımızı açtırmasınlar, herkes haddini ve hududunu bilsin.”
Ak Parti ne diyor?
AKP sözcüsü Ömer Çelik (SDG/YPG terör örgütü sözde elebaşlarından İlham Ahmed hk.): Bahsettiğiniz kişi, silah bırakmamaktan bahseden; silah bırakmamanın niçin gerektiğini ‘silah bırakamayız, çünkü uluslararası mükellefiyetlerimiz var’ çerçevesinde izah eden birisi. Odak noktamızı kaybetmeyelim cümlesini çok sık kuruyorum. Çünkü bir sürü bir şey birbirine karışıyor. Odak noktası nedir? Komisyon açısından, bu süreç açısından PKK terör örgütünün bütün unsur uzantı ve şubeleriyle fesih ve silahların bırakılması.
Bunun için de yapılması gereken işte devlet katında yapılanlar var, istihbarat örgütünün yaptıkları, Silahlı Kuvvetlerinin, İçişleri Bakanlığının yaptıkları var, devletin diğer kurumlarının hazırlıkları var. Bir yandan da milli irade bütün gücüyle bu işin sahibi olsun diye Yüce Meclis’te bir komisyon kuruldu silah bırakma ve fesih sürecine yasal zemin ve dayanak oluşturmak üzere.
Silah bırakma süreci tamamlanır, bütün unsur ve uzantılarıyla birlikte ve PKK’nın kendisini feshettiği, silahlarını bıraktığı, yani daha doğrusu varlığını sona erdirdiği retorik olarak değil, söylem olarak değil, eylem olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin teyit mekanizması tarafından teyit edilmesi gerekir.
Kimdir bu teyit mekanizması? Türk Silahlı Kuvvetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı. Devletin milli gözü, teyit mekanizması bu konuda.”
Yani tabela değişikliği değil. Gerçekten terör eylemi ile ilgili, terörist faaliyetle ilgili faaliyetin sona ermesi, yani varlığın sonlandırılması. İran’da PJAK, Türkiye’nin içinde PKK, Irak’ta PKK, Suriye’de SDG bulunuyor, hem ideolojik hem finansal faaliyeti KCK yürütüyor. Dolayısıyla burada kastettiğimiz şey bizim bütün bu unsurların, bütün şube uzantıları sona ersin derken yani şöyle bir şey yok, silahlı grup silahı bıraktı ama Avrupa’daki finansal faaliyetler devam ediyor. Bu ne demek? ‘Ben ilk fırsatta tekrar terör faaliyetine başlayacağım’ demektir.” Haber Türk/Mehmet Akif Ersoy/Program)