İzmir’in Balçova ilçesinde Salih İşgören Polis Merkezi Amirliği'nde pompalı tüfekle düzenlenen saldırıda 1’inci Sınıf Emniyet Müdürü Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir ile polis memuru Hasan Akın şehit oldu, 2'si polis memuru 3 kişi de yaralandı. Saldırgan E.B. (16), yaralı olarak ele geçirildi.
DEAŞ etiketi, saldırganın kişiliği soruları beraberine getirdi. Yapılan operasyonlarda aralarında yabancı uyruklularında olduğu 27 kişi gözaltına alındı. Saldırıyla ilgili yayın yasağı getirildi.
2 şehit verdiğimiz bu saldırı için neden yayın yasağı getirildi? Ardında ne var?
Soruları kısmen İstihbarat Uzmanı Doç. Dr. Ali Burak Darıcılı bir cevap verdi. Doç. Dr. Ali Burak Darıcılı; “İnternetten temas kurduğu şahıslar, bu teröriste bir “sahte bayrak” yaklaşımı yapmış olabilirler; yani kendilerini bir DAEŞ imamı gibi gösterip, bunu eyleme sevk etmiş olabilirler. Bu da bu faaliyetin arkasında bir istihbarat servisinin olabileceğini de gösteriyor. Olağan şüpheli de bellidir; Suriye’de gergin olduğumuz ülke…”
Saldırıyı gerçekleştiren terörist, kimliği, ruh hali ne anlatıyor?
İşte bu yönü de ilginç.
Conflict haberine göre; “2 Polisimizi şehit eden saldırganın ailesi: Kim ister ki evladının böyle bir şey yapmasını. Son dönemde çocuğumuz farklı sitelere giriyordu. Annesi onu korkuttu. 'Seni polise söyleyeceğim' dedi. Hepimize 'sizler kafirsiniz' diyordu. Radikalleşmişti. Namaz kılıyordu sürekli. Normalde ise pısırık bir çocuktu. Bunu yapması bizi şok etti. Keşke girdiği siteleri polise haber verseydik. Çocuğun telefonu incelensin. Kimlerle irtibatlı olduğu ortaya çıkacaktır. (Seyhan Avşar)
Evet, İstihbarat servisleri için uygun bir kişilik, lise öğrencisi ve içe kapanık. DEAŞ’ın bulut sistemleriyle propaganda videolarına ulaşım mümkün. Benzer saldırılar BATI tanımlamasıyla ‘Yalnız Kurt’ eylemi olarak geçiyor. Uzaktan yönlendirme ile eylem gerçekleşiyor. Bu kişiliklerin İstihbarat operasyonlarına alan açtığı bir gerçek.
Muhafazakâr aile terörist mi yetiştirir?
Akademisyen Ender Korkmaz’ın paylaşımında gördüm. Hain saldırı üzerinden içeriye yönelik psikolojik hareket hemen başlamış. Türkiye’ye DEAŞ üzerinden operasyon yapan İstihbarat Servisleri veya Servisi, içeride de hazır kıta provokatörler üzerinden eylem yapıyor.
Ender Korkmaz, “Dünkü eylemin Psikolojik Harekat Safhası başladı. Yine tekil vaka üzerinden genelleme: klasik algı operasyonu. Kutuplaştırma taktiği devrede; “her muhafazakâr aile terörist yetiştirir” söylemi pompalanıyor. Oysa geçmişte başörtülü bir kadını samuray kılıcıyla katleden fail de Kemalist bir aileden çıkmıştı. Aynı ve/veya benzer merkezli ağlar şimdi de karşı argüman üreterek “Kemalist aile de katil yetiştirir” söylemini dolaşıma sokacak. Bu, toplumsal fay hatlarını derinleştirmeye dönük tipik psikolojik harp uygulamasıdır. Dolduruşa gelmeyin. Algı yönetiminin parçası olmayın.” Uyarısını yaptı.
Evet, Başak Cengiz’i Samuray kılıcıyla öldüren katil Kemalistti, ailesi onu Atatürk ilke ve devrimlerinin ışığıyla yetiştirmişti. Kimsenin aklına da “Sekülerler, Atatürkçü aileler terörist yetiştiriyor” demedi.
X’te yayın yapan (Dürbün @durbunhaber) bu algı operasyonunu kim için, hangi yabancı istihbarat servisleri adına yaptı dersiniz. Paylaşım şöyle;
“İzmir'de iki polisimizi şehit eden 16 yaşındaki teröristin, bir kaç yıl önceki hali. Muhafazakar, Osmanlıcı ve cumhuriyete soğuk bir ailede dünyaya gelmiş. Ancak aile cihatçı değil. Anne babalar, çocuklarımızın birer suç makinesi haline gelmemesi için lütfen onları Atatürk'ün ilke ve devrimleri ışığında yetiştirelim.”
Elbette paylaşımın altında karşı savunma cevapları, muhafazakarların terörist yetiştirdiği paylaşımları birbirini kovalamış.
Kim kime hizmet ediyor?