TRT Haber’de sahipsiz sokak köpeklerinin toplanması haberi şöyle verilmişti; Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, barınak kapasitesinin artırılarak il genelindeki başıboş köpeklerin hepsinin toplandığını açıkladı. "Vatandaşlarımız bundan sonra sahipsiz sokak hayvanı gördüklerinde 112 Acil Çağrı Merkezimize ihbarda bulunabilir."
Ardından Büyükşehir Belediyesine ait atık alanında köpek ölüleriyle ilgili fotoğraflar paylaşıldı. Ardından kızılca kıyamet koptu. Çok çirkin sözler, yorumlar ve ağır eleştiriler yapıldı. Birkaç örnekle meseleye dönmek istiyorum;
Aylin @aylinvepatileri (Hayvan hakları aktivisti): Erzurum’da sıfırlanan köpekler Katledilmişler Erzurum valisi Mustafa Çiftçi utanır mısın” Valilik ve belediyeyi etiketlemiş.
Samet Zeybek @zeyyerinde1 (etiketinde; Doğa ve hayvan hakları savunucusu | Dijital reklam pazarlama & gayrimenkul danışmanlığı) yazıyor.): Bu bir katliamdır. Ve bunu “doğal ölüm”, “rutin işlem” diye pazarlamaya çalışan herkes gerçeği örtbas etmeye çalışıyor.
Vali Mustafa Çiftçi, bütün Türkiye’nin ayıbı olan bir konuda adım atmış. İçişleri Bakanlığı kararına uyarak sahipsiz sokak köpeklerini toplatmış. Geçtiğimiz hafta Erzurum Büyükşehir Belediyesine ait katı atık alanında çekilen ve ölen köpeklerin görüntüsü üzerinden kızılca kıyamet koparanlar ne kadar haklı veya ne kadar haksız düşünmek gerekmiyor mu?
Sahipsiz köpekler ciddi bir sorundur. Mart 2025’te Erzurum’un Narman ilçesinde Murat Tutar isimli 10 yaşındaki bir çocuk fırına giderken, sahipsiz köpeklerin saldırısına uğramış ve ağır yaralanmış. Komada kalmış.
Güvenli Sokaklar ve Yaşam Hakkını Savunma Derneğince (GÜSODER) hazırlanan "Başıboş Köpek Sorunu Raporu" nu Anadolu Ajansı haberleştirmiş. Rapor tarihi Haziran 2024, yani son 1.5 yıllık rakamlar dahil değil.
Raporda, son 2 yılda Türkiye'de 50'si çocuk, 107 kişinin köpek saldırılarında hayatını kaybettiği ifade ediliyor. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü verilerine göre de Türkiye'de kuduz riskli temas sayısı 2023'te 438 bine ulaştı. Özellikle köpek dışkısından bulaşan ve çok ağır cerrahi maliyetleri olan "kist hidatik" hastalığı 2005-2019 arasında 8,8 kat arttı.” (NTV)
Yani sadece başıboş köpek saldırıları nedeniyle çocuklar, kadınlar, insanlar hayatını kaybetmiyor. Köpek dışkıları ile bulaşan hastalıklar başka bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.
Hayvan hakları aktivisti, mama lobisi ve benzer mecralara göre sokak köpeklerine kimse dokunmamalı.
Ne zararı var?
1-Son yıllarda şehirlerde yoğunlaşan köpek görüntüleri, özellikle Avrupa’da Türkiye aleyhine kampanyaya dönüşüyor ve tatil için Türkiye’nin neden seçilmemesi üzerine propaganda yapılıyor. Kuduz tehlikesi üzerine boca edilmiş görseller, insanların gözlerine sokuluyor.
2-Başıboş Sokak köpekleri bazı belediyelerce ‘kurnazlık’ ile bir bölgede toplanıp, köylere, ilçelere ve boş arazilere bırakılıyor. Başıboş köpeklerin yalnızca insanlara saldırmadığına dair haberleri okumuşsunuzdur, köylülerin hayvanlarına, tavuklarına saldırıp telef ediyorlar.
3-Çok acil önlem alınması gereken bir nokta ise başıboş köpeklerin şehir dışına terkedilmeleri nedeniyle doğal yaşam ciddi anlamda tehlike içerisinde bulunuyor. Yaban hayatı tehdit eden büyük tehlikenin kimse farkında değil.
4-İnsan yaşamını tehdit ediyorlar. Hayvan severler kızsa da insan yaşamı sokak köpeklerinden daha değersiz değil, olmamalı da.
Besleyelim mi?
Mama lobisine göre evet, fakat hayvan aktivistlerinin konuyu tamamen finans odaklı düşündükleri, dernek vb. yapıların büyük paraların döndüğü alanlara dönüştüğü yönünde haberleri yok sayamıyoruz.