Bu çağ, gölge düşürdü ömrüme
Hem cahil, hem alabildiğine şişman
Yaban bir zamanın şavkı vurdu gönlüme
Aklım kalbime, kalbim aklıma düşman
Artık odalarıma ışık sızmıyor, neden
Rutubetten sırılsıklam oldu atletim
Solan gençliğimi toprağa verirken
Yakalarından tutuştu, yandı gömleğim
Ateşin gölgesi yok, yağmur rahmet
Sesin rengine boyandım, sessizce
Nereye baksam, hep o alamet
Rengin sesiyle yürüdüm, senelerce
Eski bir meltem okşarken tenimi
Yalancı bir uykuda istikbali vurdum
Rüyamda, urganlar kesti bileklerimi
Geçmişi özlerken bugünümden oldum
Damağımda demli sıcak çay tadı
Bir o kaldı dünden bugünüme
Gecelerim aydın, gündüzlerim karardı
Bu çağ, gölge düşürdü ömrüme
KENDİ BAŞIMI
Kırk çeşmeden bir testi su dolmadı
Bezediğim dallarıma tek bir kuş konmadı
Gözümden sakındığım pınarlarımın üzerine
Tek bir gece olsun, mehtap doğmadı
Herkes gibi olunca görünmez oldum
Kalbime sevgi ektim, sarardım soldum
Var gücümle bağırdım sesimi duyurmak için
Lâl oldu ağzım dilim, sedamdan oldum
Sırtımda taşıdım ağır mezar taşımı
Mahşere saklıyorum yetim gözyaşımı
Hayatın izbe dar sokaklarında
Kendi elimle ezdim kendi öz başımı