Türkiye’de ilk olan Kayakla Atlama Kuleleri, 2011 yılında Erzurum’un ev sahipliği yaptığı 25’inci Dünya Üniversiteler Kış Oyunları için inşa edildi.
Kiremitliktepe’de yaptırılan Kayakla Atlama Kuleleri iki kez göçtü. Hatta üç kez diyebiliriz, çünkü ikinci göçük sırasında bir kez daha göçtü. Devletin milyonları heba oldu.
2009 yılında yapımına başlanan tesis, o dönem yaklaşık 94 milyon TL’ye mal oldu. 2014’te meydana gelen heyelan sonucu pistler büyük ölçüde çöktü. Yenileme çalışmaları sürerken 2015’te ikinci göçük yaşandı ve iki işçi yaralandı.
Fore kazık başta olmak üzere en son teknolojik sistemle yapıldığı iddia edilen Atlama Kuleleri, 21 milyon liraya yenilendi ama yine kimse atlayamadı. Kamp yapamayan sporcular, antrenmanlarını binlerce dolar ödedikleri yurt dışında yapmak zorunda kaldı.
2022 yılında pistlerde bir kez daha çökme yaşandı. Sözde teknoloji ve fore kazıklar da işe yaramadı. Ya gereği yapılmıyordu ya da pistler dikiş tutmuyordu. Milyonlarca lira harcanarak her seferinde yenilenen atlama kuleleri, şehrin siluetinde simge haline gelirken işlevini bir türlü yerine getiremedi.
Para yedikçe yedi ama tek müteahhit, tek bir yetkili hesap vermedi. Kendilerine hesap sorulmadı!
2022 yılında çöken atlama kuleleri, 2025 yılında bir kez daha yenilenmeye alındı. Bu kez ki bedel ise 315 milyon lira oldu. Gençlik ve Spor Bakanlığının bugüne kadar harcadığı tüm paralar çöp oldu!
Üçüncü kez yenilenen kulelerde artık sona gelindi. Ancak bu kez işi şansa bırakmayan bakanlık, dünyada fazlaca örneği olmayan bir yol seçti. İncelemelerin ardından rampayı Almanlar, pistin çizimini Slovenler, pistleri ise Finlandiyalılar yaptı. Başka bir sorun yaşanmaz ise Uluslararası Kayak ve Snowboard Federasyonu’nun (FIS) onayının ardından kuleler bu kış sezonunda kapılarını sporculara açacak.
Aradan geçen 15 yılın ardından belki de ilk kez kuleler sporcularla buluşacak. Yeni sistemde rampalar ve pistler hem yazın hem de kışın hizmet verecek.
Çevre düzenlemeleri ile birliklte bugüne kadar 430 milyon liranın üzerinde bir rakama mal olan kuleler, kentin Kırık Tüneli, yeni stadyum ve kompleksi, sağlık ve tarım projelerinin ardından en büyük yatırımlar arasında yer aldı.
Bir düşünün; Bu kaynakla Erzurum’da kaç üretim tesisi kurulabilirdi? Kaç genç istihdam edilebilirdi? Tarım, hayvancılık, turizm ya da başka bir alanda kaç proje hayata geçirilebilirdi?
Elbette kamu yatırımı yapılmasın demiyoruz. Kayakla atlama gibi uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek bir tesis, Erzurum’un kış sporları vizyonu açısından önemli. Ancak bir yatırım birkaç kez çöker, yeniden yapılır, milyonlarca lira harcanır ve yine kullanılamaz hale gelirse burada yalnızca “yenileme” konuşulmamalı.
Hesap verme kültürü de konuşulmalı.