Hatırı sayılır bir sabahın serinliğini özledim
Ey binlerce yıldır toprağın altında yatan mefta
Ey kainatın enginlerinde süzülen yıldızlar
Ey ölüme direnip, dirilen hayata
Ey yücelerden devrilip, binalara evrilen kayalar
Şahitsiniz, zifiri gecelerin, zerre kadar ışığını bekledim
Göğsümdeki bıçağın sahibini gözledim
Sessiz bir çığlık gibi gökyüzünde kızaran tan
Peşim sıra koşuşturan topal hatıralar
Sarışın afete benzeyen, sabah doğup akşam batan
Kabile reisi gibi, başköşeye bağdaş kuran dağlar
Şahitsiniz, içimdeki heyecanın sancısını özledim
Öksüz duygularıma yetim bir kardelen diktim
Ey yeryüzünden sıyrılıp, gökyüzünde yüzen bulutlar
Ey denizde çırpınan bahtsız mülteci
Ey mimarını ölümsüz eyleyen eşsiz yapılar
Ey düzene başkaldıran cesur eylemci
Şahitsiziniz, gidenleri değil, kalanları özledim
güzel bir yazı.